Yoksa Devletin Gücü Yetmiyor mu?
Toplumsal dejenerasyonun bilhassa uzun soluklu muhafazakar bir iktidar zamanında bu denli artmış olmasının sebepleri insanlar tarafından sorgulanır oldu. Çünkü öncesinde iktidar olmuş seküler baskıcı zihniyetler, toplumu önemli oranda kendi zihniyetlerine yönlendirmeyi başarmışlardı. Muhafazakar iktidardan da bu bekleniyordu. Ama veriler aksi yönde yorumlara sürüklüyor.
Diyarbakır sokaklarında çekilmiş bir sosyal medya paylaşımına denk geldim. İç acıtıcıydı. Muhabir sokakta, orta yaşlı bir anneye, belli ki siyasi amaç gözeterek, “milletvekili maaşları hakkında ne düşünüyorsun?” diye soru sorudu. Ama anne: “Ben o konuda bir şey düşünmüyorum, ben bu uyuşturucu belasını düşünüyorum. Çocuklarım perişan haldeler. Yeter! Bir çocuğum içerde deli olmuş, biri dışarda deli olmuş. Yeter artık! Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum. Bıktık artık” diye ağlayarak cevap veriyordu. Bu samimi feryada kalp dayanmazdı ama uyuşturucu satıcılarının taş kalbi o acıları hissetmiyor. Çünkü gözleri paradan başka bir şey görmüyor.
Ayrıca son dönemlerde tefeciler, bahis belası nedeniyle gerçekleşen genç yaştaki intiharlar da konuşuluyor. Peki suçlu kim?
Geçen bazı vatandaşlarla oturmuştuk. Biri “Devlet istese gücü gerçekten uyuşturucuyu tamamen engellemeye yetmez mi? diye sordu. Derin derin düşünmeye başladık. Bu soru yabana........
