menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Salt Bilgi Değil Hakk Bilgi!

20 0
30.03.2026

Allah-u Teala insanın üstünlüğünü, kavramlara üstünlüğüne bağlıyor. Hz. Adem’e melekleri secde ettiren fazileti, isimlere hükümranlığıydı. İnsanlık ancak bin dört yüz küsür yıl sonra, bu hakikati (dil felsefesiyle) kavrayabildi. Bugün “insan mı kavramları üretir yoksa kavramlar mı insanı?” sorusu oldukça popüler konuşma konuları arasındadır artık. Özellikle dil felsefesi okumaları sonrası Kur'an'dan bu bölümleri her okuduğumda tüylerim diken diken olur. Secdeye kapanma arzum depreşir.

Kavramları sayabiliyoruz ama bizler hala kavramsal bilginin zihnimizde nasıl aniden oluştuğunu bilmiyoruz. Beynimizdeki sinapslar arası elektrik alışverişi içinde nasıl oluyorsa bilgiler aniden parlıyor işte. Melekler Allah'a; “Senin öğrettiğinden başka hiçbir bilgimiz yoktur.” (Bakara 32) demişlerdi. Yani anlaşılan kalplerimiz olduğu gibi (Tirmizi, Kader 7) zihnimiz de Rahman’ın iki parmağı arasındadır, onu istediği gibi çeviriyor. Öyleyse sözümüzün özü; “Allah hepimize hakkı hakk, batılı batıl olarak görme onurunu bahşetsin” duası olmalı.

Dua şart çünkü, insanı halife yapan meziyeti, en büyük çaresizliği de olabiliyor. Bilgiye karşı çaresiz kalabiliyoruz. Çoğu entelektüel zihinlerimiz hemen okuduğuna dönüşüyor. Bilginin hakkı özümseyen bir bal arısı olamıyor.

Ayrıca, bildikçe cahilleşebilen tek canlı türüyüz herhalde!........

© Doğruhaber