KAPI TOKMAĞINDAN BİLDİRİM SESİNE… BAYRAMLAR |
Eskiden bayramlar, ahşabın soğuk demirle buluştuğu o vakur darbeyle başlardı: Tak-tak-tak. O ses, sadece bir misafirin geldiğini haber vermezdi; bir evin kimsesizliğinin bittiğini, sofranın bereketleneceğini ve sokağın sesinin odaya dolacağını müjdelerdi. Kapı tokmağı, o evin yaşayan kalbiydi. Elini o metale uzatan çocuk, sadece şeker almazdı; bir elin sıcaklığını, bir bakışın şefkatini ve aidiyetin o sarsıcı güvenini damarlarında hissederdi.
Bugün o tok sesin yerini, komidinin üzerinde titreyen, ruhsuz, metalik ve sentetik bir bildirim sesi aldı. Artık kapılar çalmıyor, sadece ekranlar aydınlanıyor.
Bu bir değişim değil, bu bir devrin sessiz vedasıdır. Eskiden bayram sabahları sokaklarda yankılanan çocuk neşesi, yerini pencereleri kapalı, perdeleri çekilmiş "akıllı" evlerin derin sessizliğine bıraktı.
Büyüklerimizin o nasırlı ellerini öpmek için eğildiğimizde,........