menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarafımız Bellidir

24 0
26.03.2026

Rivâyet edilir ki Hz. İbrâhim, Nemrût tarafından ateşe atıldığında bir karınca, ağzında taşıdığı küçücük su damlasıyla ateşi söndürmeye çalışıyordu. Ona, “Bu kadarcık su ile ne yapabilirsin?” diye sorulduğunda verdiği cevap ibretliktir: “Hiç değilse tarafım belli olsun.”

Bu küçük ama anlamı büyük tavır, bugün bizlere de yol göstermektedir. Zira hak ile bâtılın karşı karşıya geldiği anlarda asıl mesele, gücün değil, duruşun nerede olduğudur.

Kur’ân-ı Kerîm, Müslümanlar arasında meydana gelen anlaşmazlıklarda nasıl bir tavır alınması gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyar: “Eğer müminlerden iki grup birbiriyle kavgaya tutuşursa hemen aralarını düzeltin; ikisinden biri diğerine haksızlık ederse, Allah’ın emrine dönünceye kadar haksızlık edene karşı durun…” (Hucurât, 49/9).

Bu ilahî ölçü son derece nettir: Müslümanlar arasında bir ihtilaf varsa adaletle arabuluculuk yapılır; haksızlık eden olursa ona karşı durulur. Yani taraf olmak, körü körüne........

© Doğruhaber