Filistin’de işgalci siyonist, yıllardır Müslümanlara zulüm ediyor. Onları her türlü haklarından mahrum ettiği gibi keyfince, sebepsizce ve sınırsızca yakalıyor, işkence ediyor, zindanlara atıyor, yaralıyor ve öldürüyor. Kendisine karşı el kaldıranı ise çok daha ağır şekilde cezalandırıyor. Evlerini yıkıyor, ailesinin tüm fertlerini cezalandırıyor, onları da acımasızca öldürüyor. Bu konuda yaş sınırı asla gözetmiyor. Uluslararası hukuk kurallarına hiçbir şekilde uymuyor. Zulüm ve cürmünü tüm dünyanın gözü önünde işliyor. Yaptıkları sanki sıradan, doğal ve normal şeylermiş gibi tüm dünya insanları ve ne yazık ki Müslümanlar da dâhil göz yumuyor ve sessiz kalıyor. Tabiri caizse bu konuda kör ve sağırlara oynanıyor.

Filistin’de özellikle Gazze’de yaşayan kardeşlerimiz, her gün daha da dar bir alana sıkıştırılıyor. Düşünsenize, çok geniş topraklara sahipken şu anda bulundukları alanın tamamı 367 kilometre karedir. Bu daracık alanın üzerinde 2.500 milyon kadar insan yaşıyor. Bu yoğun nüfus, bu daracık alanda tamamen sıkıştırılmış vaziyette. Bir kilo şeker, bir çuval un veya bir litre sıvı yağ dahi işgalcinin izni olmadan içeri konulamıyor. Refah sınır kapısı ve tüneller kapatılmış durumda, buralardan da bir şey içeri konulamıyor. Buna rağmen buradaki kardeşlerimiz imanı dağ kadar güçlü, dayanakları Allah, ağızlarından “hesbune’llah ve ni’me’l vekil” dökülüyor. En zor şartlara rağmen kendilerini Allah yolunda siyonist ile mücadeleye adamışlar.

Gazze’deki kardeşlerimiz, HAMAS ve İslami cihad’ın öncülüğünde “Kudüs Tufanı” diye bir harekât başlattılar. En kıt şartlarda, bir yiyecek malzemesine muhtaç durumdayken, tamamen kendi imkânları ile oluşturdukları, belki ilkel ama siyonistin en uç noktasına varabilecek menzilde silahlar ürettiler. Planlar geliştirdiler ve en korunaklı!, demir kubbeli!, güvenlik! devletini! kalbinden vurdular. İşgalci siyonistin tarihi boyunca görmediği ve unutmayacağı bir destanı yazdılar. Siyonist milletin kalbine korku saldılar.

“Kudüs Tufanı”ndan sonra, artık yüce Allah’ın izniyle seyir Müslüman’ların lehine değişecektir. Zaten korkak olan ve ancak surların arkasında savaşabilecek olan siyonist, ilkin kuduracak kadar saldırsa da bu onların kayıplarını artırmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. Yağdırdıkları bombalar onların tufanı olacaktır. Akıbetleri, dedeleri Ben-î Nadir, Ben-î Kaynuka ve Ben-î Kureyza’dan farklı olmayacaktır. Onlar için sürgün ve öldürülmekten başka bir seçenek olmayacaktır. Destekçileri olan Amerika, İngiltere, Fransa ve diğer devletlerin tamamı onları bu akıbetten kurtaramayacaktır. Kanlarını akıttıkları masum bebeklerin, kadınların ve yaşlıların kanı, kıyamet gününde kendileri ve destekçilerinden davacı olacaktır. Son akıbetleri ise cehennem ateşi olacaktır.

Burada önemli olan, bir Müslüman olarak duruşumuzdur. Nerede durduğumuz ve orada mücadele eden kardeşlerimize ne kadar destek ve katkıda bulunduğumuzdur. Kalbimizin onlarla ve Mescid-i Aksa’da ne kadar attığıdır. Kutlu mücadelede ne kadar pay sahibi olduğumuzdur. Maddi ve manevi gücümüzle ne kadar fedakârlıkta bulunduğumuzdur.

Allah müminlere er veya geç zaferini verecektir. Kudüs’ü ve Gazze’deki kardeşlerimizi özgürlüğüne kavuşturacak. Onları iki cihanda azizlerin arasına katacaktır inşallah.

Duamız:

Allah’ım işgalci siyonisti kahru perişan eyle, onları darmadağın eyle, birliklerini boz ve onları birbirine düşür. Onları öyle bir korku, panik ve zillet haline sok ki Müslümanlarla uğraşabilecek fırsat bulamasınlar. Müslümanlara, hassaten Filistin’deki kardeşlerimize güç, kuvvet ve destek ver ve onları muzaffer eyle. Amin!

QOSHE - İzzetli bir duruş “Kudüs Tufanı” - A. Halim Seçkin
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İzzetli bir duruş “Kudüs Tufanı”

5 0
12.10.2023

Filistin’de işgalci siyonist, yıllardır Müslümanlara zulüm ediyor. Onları her türlü haklarından mahrum ettiği gibi keyfince, sebepsizce ve sınırsızca yakalıyor, işkence ediyor, zindanlara atıyor, yaralıyor ve öldürüyor. Kendisine karşı el kaldıranı ise çok daha ağır şekilde cezalandırıyor. Evlerini yıkıyor, ailesinin tüm fertlerini cezalandırıyor, onları da acımasızca öldürüyor. Bu konuda yaş sınırı asla gözetmiyor. Uluslararası hukuk kurallarına hiçbir şekilde uymuyor. Zulüm ve cürmünü tüm dünyanın gözü önünde işliyor. Yaptıkları sanki sıradan, doğal ve normal şeylermiş gibi tüm dünya insanları ve ne yazık ki Müslümanlar da dâhil göz yumuyor ve sessiz kalıyor. Tabiri caizse bu konuda kör ve sağırlara oynanıyor.

Filistin’de özellikle Gazze’de yaşayan kardeşlerimiz, her gün daha da dar bir alana sıkıştırılıyor. Düşünsenize, çok geniş topraklara sahipken şu anda bulundukları alanın tamamı 367 kilometre karedir. Bu daracık alanın üzerinde 2.500 milyon kadar insan yaşıyor. Bu yoğun nüfus, bu daracık alanda tamamen sıkıştırılmış vaziyette. Bir kilo şeker, bir çuval un veya bir litre sıvı yağ dahi işgalcinin izni olmadan içeri konulamıyor. Refah sınır kapısı ve tüneller........

© Doğruhaber


Get it on Google Play