Tüm Peygamberler (aleyhimü’s selâm), Hz. İbrahim (aleyhi’s selâm) ve onların izinde Hz. Muhammed (salalâhu aleyhi ve sellem) Allah’ın emri ile namazda kıyama durdular. Rükû ve secdelere vardılar. Teşehhüdlerde bulundular.

Hz. İbrahim (aleyhi’s-selâm): “Rabbim beni ve zürriyetimi namaz kılanlardan eyle! Rabbim duamızı kabul buyur!” (İbrahim, 14/40.) diye dua ederdi.

Hz. Peygamber (salallâhu aleyhi ve sellem), Mekke vadilerinde Hz. Hatice (radiyallâhu anhâ) ve Hz. Ali (radiyallaâhu anh) ile birlikte gizli gizli namaz kılıyorlardı. Darü’l Erkam’da ashâbına namazı öğretti ve onlara namaz kıldırdı. Hz. Ömer’in (radiyallâhu anh) Müslüman olması ile birlikte sahâbe Kâbe’de açıktan namaz kıldı. Mirac ile birlikte namaz emri beş vakit olarak ümmete farz kılındı.

Hz. Peygamber (salallâhu aleyhi ve sellem) Medine’ye gelmezden önce Es’ad b. Zürâre ve sonra Mus’ab b. Umeyr (radiyallâhu anh) Müslümanlara namazı öğretip onlarla namaz kıldılar. Allah Resûlü (salallâhu aleyhi ve sellem) hicret ettiğinde Kubâ’da kaldığı süre zarfında bir mescit inşa etti ve köy halkına namaz kıldırdı. Ranuna vadisinde Cuma namazını kıldırdı ve sonrasında Mescidi Nebevi’yi inşa ederek artık kesintisiz bir şekilde mescitte namaz kıldı ve ashabına namaz kıldırdı.

“Ehline namazı emret ve kendin de onda devamlı ol” (Taha, 20/132.) emri ile ehline hep namazı tavsiye etti. Sabah namazına giderken Hz. Fatıma’nın (radiyallâhu anhâ) kapısının önünden geçer ve “haydi namaza” diye seslenirdi. Buna aylarca devam ederdi. (Buhârî, et-Teheccüd, 5)

Allah Resûlü (salallâhu aleyhi ve sellem): “Çocuklarınıza yedi yaşındayken namaz kılmalarını söyleyiniz. On yaşına bastıkları hâlde kılmazlarsa kendilerini cezalandırınız, yataklarını da ayırınız” (Ebû Dâvûd, Salât 26) buyruğuyla ümmetine tavsiyede bulundu.

Biz Müslümanlar peygamberler (aleyhimü’s selâm) ve Hz. Peygamber’in (salallâhu aleyhi ve sellem) izinde namazda devamlı olmamız ve çocuklarımıza da küçük yaştan itibaren namazı tavsiye etmemiz gerekir. Çocuk büyüdüğü zaman bu alışkanlığı kazandırmak zorlaşır. Bu sebeple ona namaz dualarını öğretmek, pratik uygulama yapmak, canlı örnek olmak çok önemlidir. Baba önde anne ve çocuklar arkada evde namaz için saf tutmak bu konudaki en güzel pratiklerdendir. Babanın erkek çocuğun elinden tutarak camiye götürmesi, çocuğun orada namaz kılan cemaati seyrederek zihnine kaydetmesi diğer büyük pratiktir.

Camilerde açılan yaz kursları ve devamında açılan ihtiyaç odaklı kurslar öğrencilerin bu pratiği sürdürmesi, bir alışkanlık ve meleke haline getirmesi için bir fırsattır. Bu kurslarda namaz duaları ile birlikte tam da ibadetin mekânı olan mescitte hocalar tarafından namaz da öğretilir.

Kız veya erkek çocukların namazı öğrenmesi ve kılması için açılan her kurs ve yapılan her program, neslin abdestli, namaz ehli bir nesil olarak yetişmesi için değerlidir. Bu çerçevede “hayat namaz ile güzeldir” programına binler çocuk katıldı. Bu program vesilesiyle binlerce çocuk abdest almayı, namaz dualarını ve namaz kılmayı öğrendi. Kıyama durdu. Kıraat etti. Hz. Meryem gibi rükû edenler ile birlikte rükua’ vardı. Secdede Rabbi ile buluştu. Bu konuda emeği geçen herkesin Allah hayrını ve bereketini artırsın. Kıldıkları, kıldırdıkları ve öğrettikleri namazlarla Mevla’ya manen yükselerek cennet Firdevslerine girmelerini Cenab-ı Hak nasip etsin inşallah. Âmin.

Mevlam neslimizi be namaz kılmasın.

QOSHE - Hayat Namazla Güzeldir - A. Halim Seçkin
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hayat Namazla Güzeldir

19 0
07.09.2023

Tüm Peygamberler (aleyhimü’s selâm), Hz. İbrahim (aleyhi’s selâm) ve onların izinde Hz. Muhammed (salalâhu aleyhi ve sellem) Allah’ın emri ile namazda kıyama durdular. Rükû ve secdelere vardılar. Teşehhüdlerde bulundular.

Hz. İbrahim (aleyhi’s-selâm): “Rabbim beni ve zürriyetimi namaz kılanlardan eyle! Rabbim duamızı kabul buyur!” (İbrahim, 14/40.) diye dua ederdi.

Hz. Peygamber (salallâhu aleyhi ve sellem), Mekke vadilerinde Hz. Hatice (radiyallâhu anhâ) ve Hz. Ali (radiyallaâhu anh) ile birlikte gizli gizli namaz kılıyorlardı. Darü’l Erkam’da ashâbına namazı öğretti ve onlara namaz kıldırdı. Hz. Ömer’in (radiyallâhu anh) Müslüman olması ile birlikte sahâbe Kâbe’de açıktan namaz kıldı. Mirac ile birlikte namaz emri beş vakit olarak ümmete farz kılındı.

Hz. Peygamber (salallâhu aleyhi ve sellem) Medine’ye gelmezden önce Es’ad b. Zürâre ve sonra Mus’ab b. Umeyr (radiyallâhu anh) Müslümanlara namazı öğretip onlarla namaz kıldılar. Allah Resûlü (salallâhu aleyhi ve sellem) hicret ettiğinde Kubâ’da kaldığı süre zarfında bir mescit inşa etti ve köy halkına namaz kıldırdı. Ranuna vadisinde Cuma namazını kıldırdı........

© Doğruhaber


Get it on Google Play