Libido, Thanatos’un Dansı: Savaş Üstüne Savaş
Savaş Üstüne Savaş filmi, sınırda tutsak edilmiş göçmenlerin kurtarılmasıyla başlar ve daha ilk sahneden itibaren izleyiciyi dışarıda bırakmadan doğrudan akışın içine çeker. Kamera olayları, bir başlangıç ya da sonuç noktasına yaslamadan, kesintisiz bir hareket içinde kurar. Burada şiddet ve yaşam içgüdüsünün iç içe geçtiği, gündelik hayatın içine yerleşmiş sürekli bir varoluş hâline dönüşen sahneler görürüz.
ÖLÜM VE YAŞAMIN İÇ İÇE GEÇTİĞİ ANLAR
Savaş Üstüne Savaş, bu hattı en çarpıcı biçimde bir eylem sırasında Perfidia’nın Pat’e “bomba patlarken birlikte olalım” dediği sahneyle gözler önüne serer. Ölümün geri sayımı içinde kurulan bu yakınlık, arzunun güvenli bir alan değil, doğrudan şiddet ve yıkıcılığın sınırında ortaya çıkan bir taşkınlık olduğunu gösterir. Freud’un psikanalitik çerçevesinde libido (Eros) yaşamı koruyan, birleştiren ve haz üzerinden örgütlenen bir enerji iken; Thanatos yıkım, saldırganlık ve çözülme yönelimli ölüm dürtüsünü temsil eder. Filmde bu iki güç birbirini dışlayan ruhsal aygıtlar yerine, aynı anda ayrı bedenlerde çalışan bir gerilim hattı olarak belirir. Cinsellik ve şiddetin yan yana ilerlemesi tesadüfi değildir; ruhsal düzeyde iç içe geçmiş bir dolaşımın sonucudur. Adrenalin, korku ve haz aynı anda devreye girerken yaşam dürtüsü ile ölüm dürtüsü aynı sahnede birbirini besler. Perfidia ve Pat ile iki ruhsal aygıtın adeta dans ettiğini görürüz.
PERFIDIA: ÖFKE, ENGELLENME VE TERCİHLER
Perfidia ve Pat’in karşılaşması, yakınlaşması ve çocuk sahibi olmaları bu hızın içinde,........
