Nerede o eski bayramlar

 Orta yaş ve üstündekiler ‘eskiden bayram günlerinin bir başka’ olduğunu söylerler… 

 Zengin, fakir herkes bir hafta öncesinden başlayarak büyük bir heyecan yaşardı...

 Çocuklar yeni ayakkabısını yastığın yanında saklar, bayram sabahını beklerdi…

 Çocukların en coşkulu, en mutlu günleriydi bayramlar...

 El öpmeler, harçlıklar, tatlılar, aile bireylerinin toplanması, eğlenceler ve huzurlu saatler...

 Devlet olmadığımız dönemde dahi sokaklarda polis devriyeleri vardı...

 İçkili bölgelerde devriye sayısı artırılırdı...

 Anayollarda kontroller yapılır, aşırı alkollü olanlar karakola götürülürdü...

 Polisin denetim yapacağını önceden bilen vatandaşlar alkolün ölçüsünü ayarlar, yola emniyetli bir şekilde çıkardı...

 En azından sürat yapmazdı...

 Devlet olduktan sonra nüfusun artması karşısında polisin sayısında da önemli artışlar oldu...

 Belediye sayısı 28’e çıkarıldı, sonra 18’e düşürüldü...

 Binlerce insan belediyelerin kadrosunda görev yapıyor ve bütçeden önemli pay alıyor...

 Fakat; arife gününden itibaren diğer devlet memurları gibi belediye çalışanlarının büyük bir kısmı da tatile çıkıyor...

 Dışarıda görev yapacak eleman bulunamıyor...

 Parkların, bahçelerin bakımı yapılmıyor...

 Pislikten dökülen bölgelerde temizlik ve yenileme çalışması da yapılamıyor...

 Trafik ikaz işaretleri kontrolden geçirilmiyor...

 Tamamen terk edilmiş bir memleket hali yaratılıyor...

Suçlar patladı, kazalar arttı

Nüfusun ve araç sayısının artması nedeniyle, adli olaylarda patlama yaşandığını ve polisin görev ve sorumluluklarının arttığını hepimiz biliyoruz...

Onlara karşı haksızlık yapamayız...

Son aylarda trafik denetimlerinin artmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz…

Cezalar yetersiz olsa da bu şekilde bir caydırıcılık yaratılıyor…

Özellikle son yılarda direksiyon başında cep telefonu kullananların sayısında ciddi artışlar vardır...

Sürücülerin yarıdan fazlasının cep telefonu kullandığını iddia etmek yanlış olmaz...

Kırmızı ışık yandığı zaman durmak zorunda olduğunu düşünen sürücü neredeyse kalmadı...

Birisi kırmızıda geçti mi; ikincisi, üçüncüsü, hatta altıncısı da geçmeye devam ediyor...

Böylesi bir durumda yeşil ışıkta geçemeyenlere haksızlık yapılmıyor mu?..

Kazalara davetiye çıkarılmıyor mu?..

Bunları polisin bilmesi ve önlem alması gerekmiyor mu?..

Yaşanan çok sayıda ölümlü kazalardan dersler çıkarıp, trafikte seyrederken daha dikkatli olmalıyız…

Özellikle bayram günlerinde trafik denetimlerinin daha da artacağını unutmadan, direksiyon başına geçerken alkol seviyesini kurallara göre ayarlamalıyız…

Bugün sözde bayram kutlaması yapacağız...

Etrafımızda füzeler dolaşıyor, insanlar hayatını kaybediyor, ekonomiler sarsıntı geçiriyor…

İran savaşı yüzünden geleceğe yönelik belirsizlikler yaşanıyor…

Gerçekten hepimiz çok zor bir süreçten geçiyoruz…

Bu süreci karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla atlatmaya çalışacağız…

Dostluk ve kardeşlik duygularımızı geliştirerek, zorlukları aşmaktan başka çaremiz de yoktur…


© Diyalog Gazetesi