Özgürlük düşünürü olarak Herbert Spencer (III) |
Herbert Spencer ‘’toplumsal hayatın ve ekonominin disipline edilmesi’’ni öngören ‘’bürokratik- sosyalist rejim’’i özgürlük davasının önündeki en büyük güncel tehlike olarak görüyordu. Ona göre, sosyalizm bir tür köleliği temsil etmekteydi: ‘’Eğer bireyin toplum için çalışmak ve genel stoktan toplumun kendisi için uygun gördüğü payı almaktan başka bir seçeneği yoksa, o toplumun bir kölesi haline gelir.’’
Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında yaygınlaşan devletlerin merkezileşme, düzenleme ve militarizm uygulamaları Spencer’a göre despotizm ve köleliğin yolunu açıyordu. ‘’Yaklaşan kölelik’’ten endişe eden düşünür 20. yüzyılın devletçilik, savaş ve askeri diktatörlükler çağı olacağını da öngörmüştü. Kısaca dünyanın önünde yeniden ‘’militan toplum’’a dönme ihtimali belirmişti.
Spencer’ın siyasî felsefesinin önemli bir özelliği de militarizm ve emperyalizm karşıtlığıdır. Çünkü, kendi anlatımıyla, ‘’her yerde ve her zaman kronik savaşlar sadece askerlerin bedeninde değil genel toplumda da militan tipte yapılar üretir.’’ Düşünür emperyalizm ve sömürgecilik karşılığında o kadar katıdır ki, ‘’vatansevmezlik’’le suçlanmayı göze alarak, kendi ülkesi olan Britanya imparatorluğunun ikinci Afgan savaşı (1878-80) esnasında şöyle demişti: ‘’İnsanlar, davalarının âdil olup olmadığını hiç sorgulamadan, emir üzerine başka insanları vurmak için asker oldukları........