Kural hiç değişmedi: Güçlü olan istediğini alır!

On üç bin yıl kadar önce, insanlar 20-50 kişilik küçük gruplar halinde yaşar, avlanarak veya bitkileri toplayarak karınlarını doyururlardı. Bu grupların liderleri, nerede ve nasıl avlanılacağını, hangi bitkiden nasıl yararlanılacağını bilen “bilge kişiler” olurdu.

Sonra bazı aletler icat edildi; avcılık ve toplayıcılık gelişti, tarım yapmanın olanakları ortaya çıktı. İnsanlar, kendi yaşamlarını sürdürebileceklerinden daha fazlasını üretebilir hale geldiler ve “artık değer” hayatımıza girdi. Bu artık değere el koyabilenler, diğerleri gibi çalışmadan ve daha güvenli ortamlarda yaşama şansına sahip oldular. Toplum yapısı değişti, ortak olan şeylerin “kişisel mülk” haline geldiği “patrimonyal düzen” ortaya çıktı.

Şimdi bu yapılara, “devlet” diyoruz. Cengiz Han’ın malından mülkünden söz etmek yerine Türk-Moğol imparatorluğu demeyi tercih ediyoruz.

Bu düzen, binlerce yıl içinde evrimleşti, belki de gelişti. Kimi insan kitlelerinin........

© Diyalog Gazetesi