Facebook, haklarımızı teslim etmelidir! Hemen!

Kuzey Kıbrıs’ta en yaygın kullanılan sosyal medya platformu Facebook’tur. Eski zamanın kahvehaneleri gibi bir şeydir; orada sosyalleşiyoruz… Doğum günlerinden tutun da vefat duyurularına; dedikodulardan yeme-içmelerimize kadar her şeyimizi oradan paylaşıyor; “kim olduğumuzu” orada şekillendiriyoruz.  Siyasetçiler de bunu fırsata çevirdiler; kahvehaneleri ziyaret eder gibi paylaşım yapıyorlar. Siyasal iletişimin en önemli aracı da Facebook oldu. Kampanyalar oradan yürütülür, siyasi paylaşımlarla adaylık hazırlığı yapılır. Facebook gazetecilik için de etkili bir araç haline geldi. Haberler paylaşılır; yayınlar yapılır… Facebook hayatımıza öylesine girmiştir ki devletten beklediklerimizi ondan da beklemeye başladık; “arşiv” gibi kullanan da varmış! Kimilerimiz hesabının askıya alınmasını “ölüm” kabul ediyor; kimimiz orada varsa var olacağını düşünüyor.  Bunun sonunda iş, “hakkımızı kim koruyacak” sorusuna gelip dayandı. Bazı paylaşımlar silinince veya bazı hesaplar askıya alınınca “hak aramak” için ne yapacağımızı bilemedik; feveran etmeye başladık. Facebook’ta bir hakkımız var mı gerçekten? Facebook’un bize sayfa açmak, paylaşımlarımıza yer vermek, bunları tutup başkalarına servis etmek gibi bir “yükümlüğü” mü var? Bunlar bizim “haklarımız” mı? Dahası, biz bütün siyasi tartışmalarımızı Facebook’a taşıdık diye Facebook bunlara yer vermek, korumak ve yaygınlaştırmak zorunda mı? Biz, devlet kurduk diye ihya olmamız gerektiğini düşündüğümüz gibi Facebook’ta hesap açınca her şeyi yapabileceğimizi zannettik galiba… Facebook’u keşfettik ya; “o bize yeter” dedik toplum olabilmek için gerekli diğer özellikleri terk ettik. Paylaşımlarımız engellenince de “hak” talep etmeye başladık! İşin en ciddi tarafı ise şudur: Biz her şeyimizi emanet ettiğimiz Facebook’un ne olduğunu bile tam olarak bilmiyoruz. Facebook platformunu yönetenlerin dışındaki hiç kimse onun ne olduğunu tam olarak bilmediğini de bilmiyoruz! Tanımaya çalışan ve elde edebildiği bilgiler veya becerilerle Facebook üzerinden iletişim kurarak iş döndürerek para kazananların bile bilmediği çok şey olduğunu da bilmiyoruz! Facebook’un nasıl davranacağını belirleyen kurallar bütününe “algoritma” deniyor. Zaman geçtikçe algoritma değiştiriliyor ve en usta Facebook kullanıcıları bile bizim gibi amatörlere dönüşüyor. Sonra yeni bir keşif sürecine girmek zorunda kalıyorlar. İşte böyle bir makine ile karşı karşıyayız ama biz bu makineden bile hak talebinde bulunabiliyoruz.   Bence hemen örgütlenmemiz gerekir! Facebook’a karşı birleşelim ve haklarımızı daha güçlü bir şekilde talep edelim!  Facebook’a haddini bildirmek zamanı geldi sanırım… Bir Kıbrıslı Türk’ün hesabını askıya almak ne demekmiş gösterelim!


© Diyalog Gazetesi