menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erhürman’ın, “Gücüne gitmesin…”

12 1
22.01.2026

Suriye’de yeniden kan akıyor. Akan kanı Arap, Kürt ya da başka etnik kökenin kanı diye tanımlaya-mazsınız. Çünkü insanın kanı akıyor. Üstelik akan kanın ve yitip gidenlerin arkasından akan gözyaşının da rengi aynıdır. Burada, ABD barışı sağlayamadı. Bu nedenle biz Kıbrıs’ta, tarihsel sorunlarımızı karşı-lıklı kabul edilecek bir antlaşma ile çözme iradesini göstermeliyiz. Önümüzde yeni fırsatlar var. Bu ne-denle kaçan fırsatları da sorgulamalıyız. Çok uzağa gitmeyelim. 2014- 2017 arasında BM Genel Sekre-terinin Kıbrıs Özel Temsilcisi, şimdi ise Norveç Dışişleri Bakanı olan Sayın Espen Barht Eide’nin söyledik-lerini hatırlayalım. Sayın Eide, “Siz Kıbrıslılar çok şanslısınız. Çünkü dünyanın dört bir tarafında bir bir-leri ile çatışan BM Güvenlik Konseyi’nin 5 Daimi üyesi, bir tek Kıbrıs Sorunun çözümü yaklaşımında hem fikirdirler. Ancak elinizi çabuk tutmak zorundasınız. Çünkü bu durum çok sürmeyecek” demişti. Şimdi Orta Doğu, Orta Avrupa, Uzak Doğu’da beş Daimi üyenin çatışması gündeme oturdu. Yani, Kıb-rıs’ın İki Toplum, Türkiye, Yunanistan çözüm için etkin tutum almalıdır.
Şimdi iki konu var. Biri Sayın Holguin’in gelişi öncesi, medya yolu ile süreçleri zora sokmak için ortaya atılan tezler. Diğeri ise Sayın Hristodulidis’in, AB Dönem Başkanı olarak da AP konuşmasında ifade ettiği hususlardır. Önce basına sızdırılan ve Güven Artırıcı Önlemlerle, Kıbrıs Sorununa Çözüm bulma Müzakerelerini........

© Diyalog Gazetesi