menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasetin ilkesiz hâlleri

15 0
10.08.2026

Bugünlerde hayatın her alanında olduğu gibi siyaset sahnesinde de rüzgara göre yön değiştiren, hakikatten ziyade illüzyona dayalı bir düzen kurulmaya çalışılıyor. Siyasette algı yönetimi dediğimiz o sihirli ve parıltılı çark, kitleleri bir müddet oyalayabilir, geçici bir süre gözleri boyayabilir ama evdeki hesap çarşıya uymaz. Gerçekler er ya da geç, en umulmadık anda koca bir dağ gibi ortaya çıkar.

Çerçeve Yasası ve komisyondan kaçış

Tablonun vahametine bakar mısınız? Bir partinin önce memleketin kaderini ilgilendiren kritik bir komisyona üye vermekten kaçınması, ardından gelen tüm yasal süreçlerde toptancı bir zihniyetle yasayı bütünüyle terk etmesi gerçekten ibretlik bir manzara. Çözüm masasında elini taşın altına koymak yerine işin kolayına kaçıp kürsülerden "ihanet belgesi" deyip işin içinden sıyrılmak, siyasi bir manevra değil seçmene en büyük haksızlıktır.

Görünen köy kılavuz istemez. Siyaset, sorunları halının altına süpürme yeri değil çözüm üretme meydanıdır. Oraya kördüğüm atmak için değil, düğümleri çözmek için seçildiniz. 50 yıldır bu ülkenin enerjisini emen, anaların gözyaşını dindirmeyen, ekonomik olarak da milletimize ağır bedeller ödeten yaralardan kurtulma hamlesinin dışında kalmak, hatta bunu topyekûn reddetmek, tarihe karşı işlenmiş açık bir sorumsuzluktur. Siyasetin bu sığ ve kaçıngan tutumu, sandıkta mutlaka hak ettiği karşılığı bulacaktır. Bunu buraya not düşüyor ve en yakın takipçisi olacağımı yineliyorum.

Öte yandan, madalyonun diğer yüzünde başka bir partinin tutumu var ki o da ayrı bir trajedi. "Özensiz, iyi niyetten yoksun, samimiyetsiz" gibi gerekçelerle meseleye net bir duruş sergileyememek, en hafif tabirle........

© Diriliş Postası