menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstanbul’un Ulaşım Körlüğü...

1 0
yesterday

İstanbul, iki kıtayı birbirine bağlayan bir dünya başkenti mi, yoksa tekerlekleri çamura saplanmış devasa bir kaos yumağı mı? Bugünlerde hangisine daha yakın olduğumuzun cevabı, her sabah duraklarda bekleyen, her akşam trafikte ömründen ömür veren 16 milyonun gözlerinde saklı. Ancak madalyonun bir de görünmeyen yüzü var, kentin ulaşım yükünü sırtlayan ulaşım esnafı ve onların sessiz çığlığı.

İstanbul ulaşımının tek elden yönetilmesi gerektiği artık bir sır değil. Bu vizyonun mimarı, ulaşımın müthiş dehası ve İETT’nin efsanevi Genel Müdürü Dr. Muammer Kantarcı’dır. Kantarcı, ulaşımı bir akademik disiplin ve bir mühendislik harikası olarak ele alırken hep "Özel Halk Otobüsleri, İETT’nin rakibi değil, en güçlü partneridir" ilkesini savundu.

Bugünse o vizyondan, o nezaketten eser yok maalesef. Eskiden "ortak" olarak görülen halk otobüsleri, şimdilerde adeta birer "istenmeyen evlat" muamelesi görüyor.

200 milyar liralık tasarrufun adı: Sabır

Rakamlar yalan söylemez. İstanbul’un kara taşımacılığı yaklaşık 6 bin otobüslük dev bir filoyla yapılıyor. Bu yükün yarısını,........

© Diriliş Postası