CHP VE ÖZEL HAYAT MESELESİ

Kimse kusura bakmasın.

Uşak Belediye Başkanı’na yönelik operasyonla ortaya çıkan tablo, öyle “özel hayat” deyip geçilecek bir mesele değil.

Ama asıl kritik nokta şu:

Mesele “özel hayat” değil, düpedüz yolsuzluk meselesi.

Tabii tablo öyle bir hâl aldı ki… Kimse yolsuzluğu konuşamaz oldu.

Gündem dağıldı. Odak kaydı. Asıl mesele arada kaynayıp gitti.

Ama bu hikâyeden çıkarılacak dersler var. Ve bu dersler tüm belediye başkanlarına.

Siyasete giriyorsanız bazı şeylerden vazgeçtiğinizi kabul edeceksiniz.

“Benim özel hayatım” diyerek her şeyi açıklayamazsınız.

Kamu Kaynağı Meselesi

Milletin parasıyla kimseye konforlu hayat kuramazsınız.

Hayatınızdaki insanlara makam, imkân dağıtamazsınız.

Herkese yakın olursanız, kimse sizi ciddiye almaz.

Siyasette sadece doğru olmak yetmez. Doğru görünmek de gerekir.

Belediyecilik sadece hizmet değildir.

Belediyecilik, güven üretmektir.

Güven kaybolduğunda, yapılan hiçbir hizmet görünmez.

Uşak’taki tabloyu izlerken gözler CHP Genel Merkezi’ndeydi.

Özgür Özel’den güçlü bir refleks beklenirdi.

Konu yolsuzluktan alındı, “özel hayat” tartışmasına çekildi.

Oysa net bir ihraç ve güçlü bir tavır, siyaseten büyük bir kazanım olurdu.

Çünkü bu tablo münferit değil.

Aslında bir zihniyetin yansıması.

Bu yüzden sert bir temizlik söylemi, CHP için sürdürülebilir değil.


© Diriliş Postası