MÜLKİYE VE ADLİYE ; DEVLETİN İKİ ELİ
Devlet dediğimiz yapı yalnızca kanunlardan, binalardan, makamlardan ibaret değildir.
Devlet; gerektiğinde vatandaşının kapısını çalan kaymakamdır. Suçun karşısına dikilen kolluktur. Hakkı teslim eden savcıdır, hâkimdir. Ve bütün bunların birbirinden habersiz değil, aynı devlet aklının parçaları olarak çalışabilmesidir.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kaymakam adaylarına yaptığı konuşmanın belki de en önemli tarafı tam olarak burada yatıyor.
Gürlek’in kullandığı ifade son derece çarpıcı:
“Mülkiye ve adliye devletin iki elidir.”
Aslında devlet yönetiminin özeti bundan daha sade anlatılamaz.
Bir el düzeni sağlar, diğer el hakkı teslim eder.
Bir tarafta idare ve kolluk vardır; diğer tarafta savcılık, mahkeme ve adalet mekanizması.
Fakat suç örgütleriyle, uyuşturucuyla, siber suçlarla, kadına yönelik şiddetle veya çocukları hedef alan yapılarla mücadele ederken bu kurumların birbirinden kopuk hareket ettiği bir devlet düzeninin başarılı olması mümkün değildir.
Çünkü suç örgütleri kurumların görev alanlarına göre hareket etmez.
Uyuşturucu satıcısı “buradan sonrası adliyenin yetki alanı” demez.
Bir suç örgütü, bürokraside hangi kurumun hangi yazıyı beklediğiyle ilgilenmez.
Onların avantajı hızlı hareket etmeleridir.
Devletin avantajı ise çok daha büyüktür:
Hukuk içerisinde hareket eden güçlü ve koordineli bir kamu otoritesi.
İşte Bakan Gürlek’in işaret ettiği mesele budur.
ANKARA’DAKİ İRADE İLÇEDE HİSSEDİLMİYORSA...
Konuşmanın üzerinde özellikle durulması gereken bir başka cümlesi var:
“Ankara'da imzalanan bir protokol, ilçede karşılığını bulmuyorsa o protokol yalnızca bir kağıttır.”
Devletin başarısı yalnızca merkezde alınan kararlarla ölçülemez.
Ankara'da çok güzel eylem planları hazırlayabilirsiniz.
Bakanlıklar arasında protokoller imzalayabilirsiniz.
Toplantılar yapabilir, genelgeler yayımlayabilirsiniz.
Ama vatandaş ilçesindeki karakola gittiğinde kendisini güvende hissetmiyorsa, savcılığa ulaşamıyorsa, kamu kurumları arasında koordinasyon kurulamıyorsa merkezde oluşturulan iradenin sahada karşılığı yok demektir.
Bu nedenle kaymakam yalnızca ilçedeki idari mekanizmanın başındaki kişi değildir.
Aynı zamanda devlet politikasının sahadaki karşılığıdır.
Ve bugün özellikle organize suçla mücadelede ihtiyaç duyduğumuz anlayış tam da budur.
SUÇLA MÜCADELE SADECE OPERASYON SAYISI DEĞİLDİR
Bakan Gürlek konuşmasında son derece önemli başka bir noktaya daha temas........
