Müslüman Kürtlerin Suriye’de yaşananlar hakkındaki düşünceleri
Türkiye özgür bir ülke. Herkes, her düşündüğünü, kin, nefret, küfür ve hakaret içermediği sürece en üst sınırdan özgürce yazıyor, konuşuyor…
Hatta benim iddiam o ki, insanların fikir ve düşüncelerini “özgürce” yazıp, konuştukları dünya birincisi ülke açık ara Türkiye’dir. Devlet ve hukuk sistemimiz de yukarıda yazdığım sınırları aşmadığınız sürece size dokunmuyor. Ancak devletten fikir ve düşünce özgürlüğü, hatta küfür, hakaret, aşağılama, terörü övme, destekleme, suçu ve suçluyu övme ve destekleme konusunda dokunulmazlık isteyenler…
Nedense başkalarının fikir ve düşüncelerine saygı gösterme, başkalarının görüşlerine tahammül etme konusunda aynı anlayışı göstermiyorlar. Devletten beklediklerini, başka insanlara göstermeyi kabul etmiyorlar.
Bu uzun girizgahtan sonra konumuza gelelim. Türkiye gündeminin ilk sırasında Suriye’deki gelişmeler yer almaya devam ediyor. Suriye Devleti, topraklarının bir bölümünü eskiden ABD’nin sağladığı koruma kalkanıyla yıllarca kontrol eden YPG/SDG’nin silah bırakmasını ve devlete entegre olmasını istiyor. YPG/SDG’nin bunu kabul etmemesinden dolayı çatışmalar yaşanıyor.
İki ateş arasında kalan sivil halk, yaşanan çatışmalardan, baskı ve zulümlerden dolayı perişan. Terör örgütü, yaşananlardan Suriye Devletini sorumlu tutarken, Suriye yönetimi yaşananların sebebinin terör örgütünün devlete entegre olmayı kabul etmemesi ve silah bırakmaması olarak açıklıyor.
Suriye’de yaşananlar direk Türkiye’yi ilgilendirdiği ve........
