Değer Vermek Büyütür

İnsan, kendisine değer verildiğini hissettiği nispette büyür; değersizleştirildiğini hissettiği nispette küçülür, içine kapanır, solar.

Bir gönül, bir bakışla ihya olur; bir bakışla da harap olur.

Değer vermek sadece bir nezaket değil, aynı zamanda bir inşa faaliyetidir; insanın insana emek vermesidir.

Değersizleştirmek ise yıkımdır; görünmez bir kazma ile gönül binasını tarumar etmek demektir.

Bir insanı görmezden gelmek, onu kelimelerle değil sükutla dövmektir; bu darbenin izi tenden değil candan geçer.

Değer vermek bağlar, değersizleştirmek çözer.

Değer vermek gönülleri yapar, değersizleştirmek gönülleri kırar; kırılan gönül ise Kabe misali mukaddestir, tamiri kolay değildir.

Hediyeleşmek, bu değer verişin en zarif tezahürüdür.

Hediye, fiyatıyla/kıymetiyle değil, taşıdığı manayla ölçülür; bir avuç kuru üzüm, bir poşet erik bile "seni düşündüm, seni önemsedim" demenin bir yoludur.

Hakkı hukuku teslim........

© Diriliş Postası