O EL SI-KI-LA-CAK KILIÇDAROĞLU
Görse bir dert, görmese bir dert… .
Elini sıksa bir dert, sıkmasa bir dert…
Mutlak Butlan mutlan derken, aslında Kemal Kılıçdaroğ’lunun işi hiç de kolay değil!
Yer TBMM… CHP Balıkesir Milletvekili Orhan Sür’ün cenaze töreni… Tüm CHP’liler tören alanına toplanmış, güneşin alnında bekliyor. Nihayet Kemal Kılıçdaroğlu, uçar adımlarla alana geliyor ve ön sıradakilerle tokalaşıyor.
E Özgür Özel de sırada…
Şimdi Kılıçdaroğlu ne yapacak ele güne karşı? “Ben var ya, senin o eline… dokunmam” mı diyecek? “Şeytan sıksın elini” mi diyecek?
Öyle veya böyle… İstese de istemese de o-el sı-kı-la-cak!
“Şeytan sıksın elini!” de diyemeeez, “yar eline, eline…” de…
“Yetiş Ya Muhammed, yetiş Ya Ali!” diyecek ve kerhen de olsa Özgür’cüğü ile tokalaşacak…
(Artık tokalaştıktan sonra el yüz abdesti mi aldı, elini tuz ruhuna mı batırdı bilemem… )
Sonuçta el mecbur… Zira taraflar arasında en küçük bir husumet çıksa, kamuoyuna dedikodu malzemesi çıkacak, Özgür Özel tayfası zil takıp oynayacak! CHP’li taze mevta ise daha öldüğünü anlamadan tabutunda ters dönüp kefenini koltuğuna aldığı gibi cenaze aracına yollanacak.
Hem bu bir cenaze töreni, rövanş alınacak yer değil ki?
İyisiyle kötüsüyle bir milletvekili var tabutta! Hüzünlü bir manzara. Ancak bir kısım hazirunun umurunda mı? Elbette değil;........
