15 Temmuz mu dediniz?
Yedi sene bekledim… Dile kolay! Tam yedi sene, sekiz ay, on dokuz gün zindanlıktan gün saydım…
Hz. Yusuf’un kuyusu mu?
Hz. Yunus’u yutan balığın karnı mı?
Hz. Eyüp’ün mağarası mı?
Çok ağır, FETÖ ile savaş öyle kolay değildi. Hala da değil…
Evime dinleme cihazı koydular…
Telefonumu, bilgisayarımı hacklediler.
Beni ölümle tehdit ettiler… “Bak seni uyarıyoruz. Sonun Gonca Kuriş gibi olur” dediler. Bunu bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilettim.
Çocuklarım üzerinden tehdit ettiler…
Cemaatçi emniyet mensupları evime polis baskınları yaptılar…
Polis ekipleriyle beni evden almaya kalkıştılar.
Defalarca zorla gözaltına aldılar…
Fetullah Gülen, avukatı Nurullah Albayrak’la birlikte bana dava üstüne dava açtılar.
Fetullah Gülen evime haciz koydurdu.
Tapu dairesinden bütün aile efradımın tapu kayıtlarını araştırdılar.
Sonradan bikinili kadınlarla köpük partisinde faş olan FETÖ’cü Faruk Aslan, 2012’de F tipi internet sitesinde “Mehtap Yılmaz Fitnesine Dair” diye bir makale yazdı.
Büyücü Sümüklü’nün emriyle örgüt mensupları Twitter’da beni ağıza alınmayacak küfür ve hakaretlerle linç etmeye başladılar.
Gülen, F Tipi abi ve ablalara bana “Kahhariye” okutulması emri verdi.
Kendi gazetemin internet sitesinde, sonra Baylock kullanıcısı olduğu ortaya çıkan Yener Dönmez, aleyhimde iftira haberleri yapıyordu.
Hasan Karakaya abi, “devam et! Allah’ın........
