menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zirvede, Zirve Avcıyla Baş Başa

2 0
yesterday

İnsan doğasının uç sınırlarını, tabiatın amansız kaosuyla harmanlamayı başarmış bir anlatıcı olan İzlandalı yönetmen Baltasar Kormakur, doğanın insana karşı olan merhametsizliğini ve üstünlüğünü en çıplak haliyle tasvir eden sinemacılardan. Beast (2022), Adrift (2018), Everest (2015), The Deep (2012) gibi filmlerine bakıldığında, karakterlerini fiziksel cendereye sokarken, ruhsal bir çözülmenin eşiğine de sürükleyen yönetmenin son filmi Apex izleyici ile buluştu. Bu kez düşman sadece doğa değil; onun bir parçası haline gelmiş, medeniyetle bağını koparmış, yamyamlık dürtüleriyle hareket eden bir psikopat. Bu çatışmayı Avustralya’nın nemli ve boğucu ormanlarına yerleştiren yönetmen, izleyiciyi nefes darlığı yaratan bir insan avına davet ediyor.

Trajik bir kaza sonucu eşini kaybeden ve bu kaybın yükünü omuzlarında taşıyan eski bir dağcı olan Sasha, yaşama tutunmaya çalışırken kendisini bir anda hayatının en zorlu kaçışının ortasında bulur. Avustralya’nın vahşi doğasında geçen bu amansız takipte Sasha, kurbanlarını birer av olarak gören ve onları yakalama sürecini sapkın bir ritüele dönüştüren Ben ile karşı karşıya gelir. Sasha, sadece doğanın zorluklarıyla değil, aynı zamanda kendisini adım adım takip eden bu sapkın avcının yarattığı dehşetle de yüzleşmek zorunda kalır. Orman, bir yandan Sasha için kaçılması gereken devasa bir labirente, diğer yandan ise hem fiziksel hem de ruhsal sınırlarının sınandığı uç noktaya, yani kendi ‘apex’ine giden kanlı bir arenaya dönüşür.

Filmin ismi olan ‘Apex’in, hem fiziksel bir zirveyi hem de amansız bir hayatta kalma hiyerarşisini simgeleyen çok katmanlı bir metafor olduğunu belirtmek gerek. Kelime anlamıyla, Sasha’nın bir dağcı olarak tırmandığı en uç coğrafi noktayı ve hikâyenin dramatik doruğunu işaret ederken, biyolojik bir terim olan ‘apex predator’ (zirve avcı) atfıyla, Ben’in........

© Diriliş Postası