Yahudilerin Bitmeyen Mağduriyetinin Sinemadaki Aksi

Prömiyerini Toronto Film Festivali’nde gerçekleştiren, San Sebastian Film Festivali’nde de özel ödüle layık görülen, son dönemin en çok konuşulan filmlerinden olan Nuremberg seyirciyle buluştu. Daha çok, kaleme aldığı Zodiac (2007), The Amazing Spider-Man (2012), Scream (2022) gibi filmlerin senaryolarıyla hatırlanan James Vanderbilt’in ikinci yönetmenlik denemesi olan Nuremberg; tarihin en can yakıcı hesaplaşmalarından birini beyazperdeye taşıyor. Nuremberg Duruşmaları’nı yalnızca tarihsel bir yeniden canlandırma olarak ele almak yerine, adalet, suç ortaklığı ve bireysel sorumluluk gibi evrensel kavramlar üzerinden bugüne uzanan bir tartışma alanı açmayı hedefliyor. Bir mahkeme draması sunmanın yanında, insan psikolojisinin karanlık dehlizlerine inen bir karakter incelemesi de vaat eden film, türün klasik kalıplarına sadık kalırken, modern bir anlatı dili de yakalıyor. Dönem filmlerinin sıkça düştüğü didaktik anlatım tuzağından büyük oranda kurtulmayı başaran yapım, adaletin inşasındaki sancılı süreci hem küresel hem de bireysel bir düzlemde ele alarak uluslararası arenada ses getirmeyi hedefliyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından harabeye dönmüş Almanya’da geçen hikâye, başta Hitler’in ikinci adamı Hermann Göring olmak üzere, Nazi rejiminin önde gelen isimlerinin yargılandığı tarihi Nuremberg duruşmalarının perde arkasına odaklanıyor. Anlatı, sadece mahkeme salonundaki hukuki süreci değil, aynı zamanda sanıkların zihinsel durumlarını analiz etmekle görevlendirilen Amerikalı psikiyatrist Douglas Kelley ile Hermann Göring arasındaki yüksek gerilimli psikolojik savaşı da işliyor. Bir yandan insanlık tarihinin en büyük suçlarından birinin kanıtları birer birer ortaya dökülürken, diğer yandan Kelley’nin, karşısındaki kötülüğün doğasını anlama çabası ve bu süreçte kendi zihninde açılan derin yaralar, filmin dramatik çatışmasını derinleştiriyor.

Amerikalı yazar Jack El-Hai’nin kitabına dayanan, tarihsel gerçeklikle kurgu arasında hassas bir dengede ilerleyen senaryo, suçların arkasındaki kötülüğün sıradanlığını sorgulayan bir derinliğe sahip. Olay örgüsünün bir psikiyatrist ve bir savaş........

© Diriliş Postası