SDG Zamanın Neresinde?
Diktatörler ülkelerini dışarıya kapatıp, içerde zamanı durdurmaya çalışırlar. Halkın sadece kendi gösterdiklerini görmesini, onlarla yetinmesini beklerler. Adaletin tesisinden, ekonomik refahın paylaşılmasına kadar her şeye, devletin verdiği gözlükle bakmasını isterler. Bunun olabileceğine kendilerini inandırmışlardır.
Esat da öyle yapmıştı. Baskıyla ve zulümle kurduğu düzenin işlediğini zannetti. Zamanın sessiz işleyen değirmeninin, üzerinde durduğu zemini öğüttüğünü fark etmedi, fark edemedi. Rejimin çökme seslerini duymasına, etrafındakilerin çaldığı davulların gürültüsü izin vermedi ve kaçınılmaz sonu yaşadı.
Kısacası; bu anlamda diktatörlerin sonları birbirine benzer. Karşılarındaki güce değil, aslında zamana yenilirler.
EN GERİDEN GELEN
Ülke ölçeğinden, örgüt ölçeğine geçebiliriz. 8 Aralık 2024, Suriye’de, sadece bir rejimin yıkılmasının değil, durdurulan zamanın kendi mekaniği içinde yeniden işlemeye başlamasının tarihidir. O gün, eskinin bittiğini, yeninin geldiğini ortaya koydu zaman. Gözlerini kaçırmak, kulaklarını tıkamak........
