Batı-Rusya: Garip bir dost düşman hikayesi
Bakmayın siz şu Batı ile Rusya’nın bitmeyen peşrevlerine.
Onlar, çıkarları ne ise hep ona göre oynadılar şu dost-düşman oyununu.
İşlerine geldiğinde en güvenilir dost Rusya değil miydi?
Çok uzak bir geçmişe -istesek de- gidemeyeceğimiz bu hikâye, Rusların dünya sahnesine çıktığı bin yedi yüzlerin sonundan beri böyle aslında.
Ne demek istediğimi biraz daha açayım isterseniz.
Napolyon Fransa’sına karşı en sadık dostluk, İngiliz-Rus dostluğu idi; bin sekiz yüzlerin başında.
Hatta İngilizler, dostları için İstanbul önlerine kadar dayanmış ve başarısız bir girişimleri dahi olmuştu.
Yine aynı Rusya bu defa da I. Dünya Savaşında Almanlara karşı İngilizlerin en öneli müttefiki oldu.
Yine Çanakkale’ye kadar onlar için gelmediler mi?
Tabi, eski düşman Fransa ile de artık dost olunmuş ve aynı safta yer alınmıştı.
O Almanya ki, aynı zamanda Rusya Bilimler Akademisinin temellerini de atan “dost” Almanya idi; bir zamanlar.
Bu defa Batı’ya uzaklardan bir dost daha eklendi.
Bu dost, ABD’den başkası değildi tabi.
Ve bundan böyle, Batı bloğunun her zaman........
