RAMAZAN VE TEVBE

Tevbe sadece geçmişe dönüp “keşke” demek değildir. Tevbe, bugünle yüzleşmektir.

Ramazan bize sadece bireysel hatalarımızı değil, çağın hatalarını da düşündürür.

Çünkü insan yalnız yaşamaz. Bir kültürün, bir çağın, bir düzenin içinde yaşar. Ve bazen günah bireysel olmaktan çıkar; alışkanlığa, sisteme, hatta normalleşmiş bir davranışa dönüşür.

Ramazan bu normalleşmeyi bozar.

TEVBE VE MODERN İNSAN

Modern insan hızla yaşıyor. Hızlı tüketiyor. Hızlı öfkeleniyor. Hızlı unutuyor.

Ama en hızlı unuttuğu şey, hesap vereceği gerçeği.

Ramazan bu hızı keser.

Gün boyu aç kalmak, zamanı yavaşlatır. Yavaşlayan insan düşünür. Düşünen insan yüzleşir.

Modern insanın en büyük problemi gaflettir.

Kur’an şöyle buyurur:

“İnsan gerçekten pek nankördür.” (Âdiyât, 6)

Nankörlük sadece nimeti inkâr değildir. Sorumluluğu unutmak da bir nankörlüktür.

Tevbe, bu unutkanlıktan uyanmaktır.

Çağımızda göz günahın en açık kapısı haline geldi.

Ekranlar, sosyal medya, görüntüler…

İnsan sürekli bir akışın içinde. Gıybet, iftira, linç kültürü, teşhir…

Dil oruç tutmadığında kalp de yorulur.

Ramazan’da ekran karşısında geçirilen saatler de muhasebeye dahildir.

Ne izliyoruz? Neyi yayıyoruz?........

© Diriliş Postası