RAMAZAN VE İHLAS

Görünmeyen Amelin Sırrı

Ramazan’da camiler dolar. Sofralar kurulur. Sadakalar verilir. Hatimler indirilir.

Ama bütün bu amellerin değeri, tek bir şeye bağlıdır:

Resûlullah (sav) şöyle buyurur:

“Ameller niyetlere göredir.” (Buhârî, Müslim)

Bu hadis İslam’ın temelidir. Çünkü ihlas yoksa amel kabukta kalır.

Ramazan ibadet ayıdır. Ama aynı zamanda niyet ayıdır.

İhlas, saflaştırmaktır.

Ameli insanlardan arındırmak. Gösterişten temizlemek. Alkıştan kurtarmak.

Kur’an şöyle buyurur:

“Oysa onlar dini yalnızca Allah’a has kılarak O’na ibadet etmekle emrolundular.” (Beyyine, 5)

İhlas, ibadeti yalnız Allah için yapmaktır.

İnsan görsün diye değil. Beğenilsin diye değil. Takdir edilsin diye değil.

İhlasın zıddı riyadır.

Riya, gösteriştir. Amelin içine karışan görünme arzusudur.

“Sizin için en çok korktuğum şey küçük şirktir.” Sahabeler sordular: “O nedir ey Allah’ın Resûlü?” “Riyadır.” buyurdu. (Ahmed bin Hanbel)

Riya, kalpte sessizce büyür. İnsan fark etmeyebilir bile.

Ramazan’da verilen sadaka, çekilen fotoğrafla paylaşıldığında ne olur? Gece yapılan ibadet, sabah anlatıldığında ne olur?

Niyet kirlenirse amel hafifler.

RAMAZAN VE GİZLİ AMEL

Ramazan’da en değerli ibadetler görünmeyenlerdir.

Gece herkes uyurken yapılan dua… Kimsenin bilmediği bir infak… Yalnızken okunan bir Kur’an sayfası…

Resûlullah (sav) şöyle buyurur:

“Sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek şekilde sadaka veren kimse…” (Buhârî)

Bu ifade ihlasın zirvesidir.

Amel görünmez ama Allah görür.

SOSYAL MEDYA ÇAĞINDA İHLAS

Bugün iyilik bile paylaşılabiliyor. İbadet bile duyurulabiliyor. Hatta tevbe bile ilan edilebiliyor.

Gösteriş kültürü, niyeti tehdit ediyor.

İnsan bazen fark etmeden şunu istiyor: “Beni görün.”

Oysa ihlas şunu der: “Rabbim görsün yeter.”

Ramazan’da asıl mücadele nefisle değil; niyetledir.

Makâm sahibi için ihlas daha zordur. Alkışa alışan kalp, sessizliği zor taşır.

Kur’an’da şöyle buyrulur:

“Yaptıklarıyla övülmeyi sevenleri sakın kurtulmuş sanma.” (Âl-i İmrân, 188)

Övülme arzusu, kalbi yorar.

İhlas, övülmeye ihtiyaç duymamaktır.

Kur’an tilaveti de ihlas ister.

Ses güzel olabilir. Makam etkileyici olabilir. Ama niyet yanlışsa, kalp boş kalır.

Kur’an okumak ibadettir. Ama Kur’an’la gösteriş yapmak tehlikelidir.

Ramazan, Kur’an’ı Allah için okuma ayıdır.

İhlas aile içinde de gereklidir.

Bir iyiliği başa kakmamak… Yaptığın fedakârlığı sürekli hatırlatmamak…

Gerçek ihlas, iyiliği unutabilmektir.

Sabır bile gösterişe dönüşebilir.

“Bak ne kadar sabrettim” demek, sabırdaki ihlası zedeler.

İhlas, sessizdir. Gürültü sevmez.

Peki insan ihlası nasıl korur?

Niyetini sık sık kontrol ederek

İnsanlardan beklentiyi azaltarak

Allah’ın rızasını merkeze alarak

İhlas kalpte korunur.

Ramazan’da yaptıklarımızın ne kadarı Allah için?

Bir gün herkes unutacak. Paylaşımlar silinecek. Alkışlar bitecek.

Ama Allah’ın katında kalan ihlastır.

Niyetimizi düzelt. Kalbimizi temizle. Bizi riyadan koru.

Bizi insanlara görünmek için değil, Sana kulluk etmek için yaşayanlardan eyle.

Yaptığımız iyilikleri başa kakmaktan, ibadetimizi övünç haline getirmekten muhafaza et.

Ramazan’da kazandığımız ihlası ömür boyu kaybetmeyelim.


© Diriliş Postası