İTİRAFÇILIK KONUSUNU HAFİFE ALIYORSUNUZ

FUTBOLDA TEMİZ ELLER OPERASYONU FUTBOLUN SON ŞANSI MI, YOKSA GEÇ KALMIŞ BİR HESAPLAŞMA MI?

Futbol… Bu topraklarda sadece bir oyun değildir. Mahalle aralarında başlayan hayallerin, milyonların kalbine dokunan bir tutkudur. Ama ne zaman ki para oyunun ruhunun önüne geçti, işte o gün sahadaki rekabet yerini masa başındaki kirli hesaplara bıraktı. Bugün konuştuğumuz “temiz eller” meselesi, aslında yıllardır halının altına süpürülen bir çürümenin artık saklanamaz hale gelmesidir.

Hepimiz hatırlıyoruz… 2011’de patlayan büyük şike depremi sadece bazı kulüpleri değil, Türk futboluna olan güveni de yerle bir etmişti. O gün “milat olacak” denildi. Ama olmadı. Dosyalar kapandı, cezalar tartışmalı kaldı, sistem kendini akladı ama temizlenmedi. Neden?.. Çünkü FETÖ denilen o aşağılık örgüt her dosyayı olduğu gibi şike dosyasını da kendi çıkarları için bir temizlik harekatına dönüştürüp kendince futbolda bir dizayna girişti.. İşte o yüzden belki de o gün yapılacak olan temizlik bugünlere kaldı… İtalya’nın 1990’larda yürüttüğü “Mani Pulite” (Temiz Eller) operasyonu nasıl bir siyasi sistemi kökünden sarsmışsa, Türkiye’nin de bugün futbol üzerinden benzer bir eşikten geçtiğini görmek zorundayız.

Şimdi yeniden aynı soruyla karşı karşıyayız: Gerçekten temizlik mi istiyoruz, yoksa sadece kirin görünmediği bir düzen mi?

Bugün ortaya çıkan tablo net. Küçük miktarda bahis oynayan futbolcuya ceza kesmek kolaydır. Ama asıl mesele, milyonların kaderini belirleyen organize yapılarla yüzleşebilmektir. Eğer bir futbolcu 10 liralık bahis yüzünden cezalandırılırken, milyonluk şike çarkını döndürenler sistemin içinde kalmaya devam ediyorsa, ortada adalet değil, sadece vitrin vardır.

Devletin en üst kademesinden gelen “kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak” iradesi bu yüzden kritik. Çünkü bu söz, sadece bir talimat değil; aynı zamanda yıllardır biriken öfkenin de ifadesidir. Türk milleti artık şunu söylüyor: “Ya temiz futbol, ya da bu oyuna inancımızı tamamen kaybedeceğiz.”

Burada en büyük sınav ise Türkiye Futbol Federasyonu’nun önünde duruyor. Yıllarca “idare eden”, “denge gözeten” bir yapı olarak eleştirilen federasyon, bu kez ya tarihe geçecek bir kararlılık gösterecek ya da bir kez daha güven kaybının merkezine oturacak. Çünkü mesele artık sadece puan silme ya da ligden düşürme değildir. Mesele, futbolun ahlakını yeniden inşa etmektir.

Şunu açık konuşalım… Eğer bu süreç gerçekten sonuna kadar giderse, bazı “büyük” isimler düşecek. Bazı “dokunulmaz” kulüpler yara alacak. Ve belki........

© Diriliş Postası