menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HUKUK GÜÇLENDİKÇE UMUT DA GÜÇLENİR

29 0
wednesday

Türkiye, yakın tarihinin en ağır bedellerinden birini onlarca yıl süren terör saldırılarıyla ödedi. Bu süreçte binlerce insan hayatını kaybetti; milyonlarca insan doğrudan ya da dolaylı biçimde etkilendi. Güvenlik güçleri, siviller, bölge halkı, aileler… Acı, neredeyse toplumun her kesimine dokundu. Böylesine derin izler bırakan bir sorunun kalıcı biçimde çözülebilmesi ise yalnızca güvenlik politikalarıyla değil; hukuk, demokrasi ve toplumsal uzlaşıyla mümkün olabilir.

Tam da bu nedenle, çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemeler yalnızca teknik hukuk metinleri olarak görülmemelidir. Bunlar aynı zamanda devletin, sorunların demokratik zemin içinde ele alınmasını amaçlayan iradesini gösteren belgelerdir. Elbette her yasal düzenleme tartışılabilir, eleştirilebilir ve geliştirilebilir. Ancak hukuki çerçeve oluşturma çabasının kendisi, belirsizlik yerine kuralları; kişisel inisiyatif yerine kurumsallığı; geçici adımlar yerine kalıcı mekanizmaları tercih etme anlamına gelir.

Türkiye geçmişte çözüm arayışlarının başarıya ulaşamadığı dönemler yaşadı. Bunun nedenleri üzerine sayfalarca yazabiliriz.. Ancak bugün geriye dönüp bakıldığında görülen ortak gerçek şudur: Böylesine karmaşık meseleler yalnızca güvenlik perspektifiyle ya da yalnızca siyasi söylemlerle........

© Diriliş Postası