CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM SİSTEMİ DEĞİŞİYOR
Değerli dostlar, en son söyleyeceğimiz sözü en başta söyleyelim.. yasalar, anayasalar, seçim sistemleri, hükümet modelleri… bunların hiç biri Kur’an ayeti değildir.. Değiştirilmesi gerekiyorsa, değişir.. Hatta yeniden değiştirilmesi gerekiyorsa yeniden değiştirilir.. Abartacak bir şey yok..
Ne Osmanlı’da ne Cumhuriyet’in ilk yıllarında ne de modern demokrasilerde… Hiçbir sistem “değişmez” olmadı.
• Türkiye 1946’da açık oy–gizli sayım gibi problemli bir sistem kullandı
• 1961 sonrası nispi temsil geldi
• 1980 sonrası barajlı sistem kuruldu
• 2017’de ise Cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte P 1 zorunluluğu hayatımıza girdi
Yani sistem dediğimiz şey, iktidar ilişkilerinin ürünüdür.
TÜRKİYE’DE MEVCUT MODEL: İKİ TURLU CUMHURBAŞKANLIĞI
Bugün Türkiye’de Cumhurbaşkanı seçimi şu şekilde işliyor:
• İlk turda adaylardan biri P 1 alırsa → seçilir
• Alamazsa → en çok oyu alan iki aday ikinci tura kalır
• İkinci turda çoğunluğu alan kazanır
Bu sistemin mantığı açık: Toplumsal meşruiyeti genişletmek
Çünkü P 1 demek, “ülkenin yarısından fazlasının onayı” demektir.
Ama aynı zamanda bu sistemin bir yan etkisi var:İttifakları zorunlu kılar..
2018 ve 2023 seçimlerinde gördüğümüz gibi…
İttfakların koalisyonlardan farkı da şudur..İttifakıseçimden önce yaparsın, programını seçmene baştan söylersin, seçmen de buna göre oy verir veya vermez.. Koalisyonlarda ise bazen seçmenin kategorik olarak karşı olduğu parti, kendi oy verdiği partiyle hükümet kurabiliyordu..Neyse bu bambaşka bir tartışma… Şimdiki tartışmamız bu değil..
YENİ TARTIŞMA: TEK TURLU “EN ÇOK OY ALAN KAZANIR”........
