RAMAZAN’IN “EN”LERİ
Bazı aylar takvimden sessizce geçer gider; bazıları ise kapıyı çalar. Ramazan, işte o kapıyı çalan aydır. Gelişi hissedilir. Daha ilk gününden itibaren sofraların düzeni, sokakların sesi, insanın kalp atışı değişir. Çünkü Ramazan, yılın en fark edilen, en beklenen ayıdır.
Ramazan geldi mi, şehir aynı şehir olmaktan çıkar. Sokak lambalarından dahi maneviyat süzülür. İnsanın iklimi değişir, fıtratı başkalaşır. Aynalarla hesaplaşır insan, mahcubiyetle kucaklaşır. Ramazan, insanın kendisini en çok tanıdığı, ruhuna en çok yaklaştığı aydır. Ramazan bir yönüyle hesaplaşma ayıdır.
Ramazan, bir takvim diliminden çok daha fazlasıdır. Oruçla başlayan gün, sabırla yoğrulur; akşam ezanıyla birlikte şükürle açılır. Açlık ve susuzluk, ilk bakışta bedenin imtihanı gibi görünür. Oysa asıl sınav, dilin ve kalbin terbiyesidir. Ramazan, insanın nefisle mücadelesinde en zirveye ulaştığı aydır.
Ramazan, zamanı durdurur ve dahi zamanı unutturur. Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan........
