2026’ya girerken
Yıllar ve yollar…
İnsanı değiştiren hikâyeler bu iki kavramın içinde saklı. Geride bıraktığımız yıl, kimileri için özlemle anılacak, kimileri içinse defterden silinecek hatıralarla doluydu. Türkiye, 2025’i uğurlarken hafızasına sayısız hikâye sığdırdı.
Kartalkaya’da ciğeri yanan da bizdik, millî takımların peşinden yüreğini ortaya koyan da. Büyük sanatçılarımızı uğurlarken “hatıran yeter” dedik mesela. Terörsüz Türkiye umuduyla sevindik, şehitlerimizle kahrolduk, deprem konutlarının teslimiyle gururlandık. Birbirinden farklı ama her biri bizi ilgilendiren onlarca hikâyenin tarafı olduk. Acısını da tatlısını da “işte bu bizim hikâyemiz” diye not ettik. Şimdi yeni bir yıla kapı aralıyoruz.
***
2026’ya girerken ister beklenti deyin ister hayal;
İnsan hayatının ucuz olmadığı bir Türkiye. Görev ihmalleri nedeniyle insanların ölüme mahkûm edilmediği, kazaların kader diye geçiştirilmediği, sorumlulardan gecikmeden hesap sorulduğu bir Türkiye.
Depremlerin ve doğal afetlerin yaşanmadığı; yaşansa bile dirençli kentlerle kayıpların önlenebildiği bir Türkiye.
Suçluların siyasi kılıfla aklanmadığı, siyasi mücadelenin yargıyla terbiye edilmediği; hukukun tarafsız ve bağımsız biçimde güven tesis ettiği bir Türkiye.
Her kuruşun hesabının sorulduğu, her kuruşun hesabının yapıldığı, yolsuzluğun ve yoksulluğun gündemden çıkarıldığı bir Türkiye.
PKK terörünün tüm unsurlarıyla bertaraf edildiği, bu süreçte devletin........
