ZOMBİLEŞTİRDİĞİMİZ (Z) KUŞAĞI
Hazırlıksız olunan bir anda sosyal medyadan bize pazarlanan bir sürü tümörlü, tanımadığımız alışkanlıklar enjekte ediliyor. Alışık olmadığımız, sadece cazip geldiği için arkasına takıldığımız şeyin altında eziliyoruz. Daha kendimiz olmayı beceremezken başka bir şey olmanın peşine takılıyoruz.
Tüm dünya büyük bir toplumsal faciayla, virüs denen ucubeyle savaşarak belki de yüzyılın en büyük yaşam mücadelesini verdi.
Peki, bu virüs nasıl girdi hayatımıza? Neydi? Canı sıkıldı, dalaşacak bir yerler aradı, sonra da "gidip şu Dünya insanlarıyla oynayayayım" mı dedi?
Tabi ki öyle demedi. Peki, neydi işin aslı?
Bu virüs aslında insan azmışlığının, insan olmaktan uzaklaşmışlığının, gerçek değerlerden kopmuşluğun, insan olmaktan uzaklaşmışlığının nelere sebep olduğunun en net fotoğrafıydı. Bilinçsizliğin, umarsızlığın geldiği en üst seviyesiydi.
Dünya Çocuk Hakları Günü, Sevgililer Günü, Anneler, Babalar Günü, şu günü, bu günü Falan günü derken, baktım şöyle, bir yıl içerisinde kutlanılan, üretilmiş günlere, neredeyse metre kareye bir gün kutlaması denk geliyor!
Bizi, günleri kutlamakla oyalayıp, işlerine gelmeyen şeylerin altını kurcalamamamızı sağlıyorlar, dünya düzeninin vampir........
