We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Modern tıbbın sonu geldi! -Tarihe not düşüyorum!-

26 0 0
24.09.2021

-Her şey yavaş yavaş oluyor ve hepsine alışıyoruz!.. Yarın bu modern tıbbı da kadim öğretiler gibi kötüleyip, rafa kaldıracaklar!..-

Kıymetli Kardeşlerim!..

Anlatmak istediğim, ileri tarihlere not düşeceğim çok önemli bir mesele var.

Fakat bunun öncesinde bir misal vermek istiyorum.

Farzedin ki azılı bir düşmanınız var. Öyle biri ki bu, her an ama her an keskin bir şekilde karşınıza çıkıyor.

Hatta beyninizde sürekli onun fısıltılarını duyar hale gelmişsiniz.

Sabah akşam tehditler alıyorsunuz.

Sizin, evladlarınızın, ailenizin dehşet içinde ölmesi için çabalıyor.

Sizi tamamen profesyonel bir şekilde hedefine almış, ve asla bıkmıyor, yılmıyor.

Böyle bir durumdayken geceleri rahat uyuyabilecek olan var mı?

Ya da umarsızca önüne geleni yiyebilecek olan?

Ona her gelene güvenebilecek olan?

Asla!..” dediğinizi duyar gibiyim..

Asla!..

Tedbirimizi alır; icabında sokağa çıkmaz, kimsenin getirdiğini yemez, kimseye itibar etmeyiz!..” diyoruz değil mi?

Oysa biz doğduğumuz andan itibaren bu vasfettiğimden daha beter bir düşmana sahip değil miyiz?

Sırf gözümüz görmüyor diye mi bu gaflet?

Ne buyruluyor Araf Suresi’nde?

- Bana, insanların yeniden diriltilecekleri güne kadar mühlet ver..

- Haydi, sen mühlet verilenlerdensin!

Ve.. (İnsanoğlu ve iblise hitaben)

- Birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin!

Buyurmadı mı Rabbimiz; her kelamı hak olan kitabımızda?

Ümmet olarak unuttuğumuz sahne, unuttuğumuz ayetler..

Biz, insanoğlu olarak en azılı ama en azılı düşmanımız olan “ŞEYTAN”I UNUTTUK!

Onun, kıyamete kadar and içtiğini, damarlarımızda kan gibi akacağını, bir an bile vazgeçmeyeceğini unuttuk!..

Sanki bu şeytan; sadece namazda vesvese veren, gece tırnak kesince gelen, Ramazanlarda bağlanan öyle kendi halinde dolaşan bir varlık..

Bize ilk ve en keskin tuzağı “Kendini unutturması” olmuştur ne yazık ki..

Her devrin kendine göre imtihanları vardır.

Ve insanoğlunun baş düşmanı, her devre göre giyinmiş, o devrin şartlarına göre sahne almıştır..

Nisa Suresi’nde Şeytanın şöyle bir yemini geçmektedir;

"...Kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler!..

Bu sözler, 1000 sene önce "dişleri inceltmek" olarak algılanıyordu.

Sonra "dövme yaptırmak" olarak algılandı.

Cerrahinin gelişmesi ile "estetik ameliyatlar" ile burun, ağız, yüz değiştirmek olarak bildirildi.

Fakat günümüzde insan genomunun incelenmesi ile "DNA değiştirmek" yani büsbütün insan fıtratından çıkıp, başka bir forma geçmek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bazı müfessirler bu ayet hakkında şu dehşet ifadeyi kullanmıştır.

MAHLUKU, HALİK YERİNE KOYACAKLAR!"

Yani yaratılmışları, “yaratan gibi” görecekler!

Bugün karşımıza çıkan "mRna, crispr" gibi korkunç yöntemlere, Katolik Kilisesi dahi "TANRICILIK OYNUYORLAR" diye karşı........

© Dikgazete.com


Get it on Google Play