menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

II. Dünya Savaşı’nda Kırım Tatar Partizanları ve Sovyet saflarındaki mücadeleleri

22 0
29.04.2026

Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı Ünver Sel yazdı;

II. Dünya Savaşı’nda Kırım Tatar Partizanları ve Sovyet saflarındaki mücadeleleri

Mayıs 1984 ile Aralık 1987 tarihleri arasında taradığımız “Lenin Bayrağı” gazetesinde yayımlanan muhtelif hatıra ve haberlerden, 1941-1944 yılları arasında 220 Kırım Tatarının Sovyet Ordusu’nda, partizan safında veya yeraltı teşkilatlarında Almanlara karşı mücadele ettiğini tespit ettik. Taranan bu kısa süre göz önüne alındığında bile, Sovyet saflarında Almanlara karşı mücadele eden Kırım Tatarlarının sayısının ne kadar yüksek olduğunu tahmin edebiliriz. Söz konusu şahısların neredeyse tamamı Sovyet ordusunun madalyaları ile mükafatlandırıldılar. “Lenin Bayrağı” gazetesinin 21 Mayıs 1988 tarihli nüshasının 4. sayfasında, 5 Kırım Tatarının Sovyetler Birliği’nin bir numaralı madalyası olan ve “Sovyetler Birliği Kahramanı Nişanı” ile birlikte verilen “Zolotaya Zvezda (Altın Yıldız)” madalyası ile taltif edildiklerini görüyoruz. Bunlar arasında bulunan Kırım Tatar savaş pilotu Ahmet-Han Sultan, II. Dünya Savaşı’nda gösterdiği üstün yararlılıktan dolayı bu madalya ve nişanı 2 defa aldı. Ahmet-Han Sultan’ın yanı sıra çeşitli nişanlarla ödüllendirilen pek çok isim de vardı. Örneğin: Nazım Demirkaya 13, Server Emirali, Abdullah Setar, Osman Lemanov ve Cafer Kemal 7, Hasan Abkerimov ise 9 nişan kazandı. Toplamda ise 14 Kırım Tatarının, Sovyetler Birliği’nin en yüksek nişanı olan “Geroy Sovetskogo Soyuza (Sovyetler Birliği Kahramanı)” unvanını aldığını biliyoruz.

Sovyet Ordusu’nda görev alanlar haricinde, halkın bir kısmı yerel partizanlarla işbirliği yapmaktan da kaçınmadı. Hatta içlerinde, yakalanmaları için Alman Yüksek Komutanlığı tarafından başlarına ödül konulanlar bile vardı. Sovyet basınında Kırım Tatarlarının kahramanlıklarını anlatan yazılar sık sık yer alıyordu. Bunların yanında; 1943-1944 yıllarında Kırım’da ve Kafkasya’da Alman ordusunun cephe gerisinden 81 radyogram gönderen ve yüksek mükâfatlar alan kadın istihbaratçı Halime Abdennanova, Kırım’ın korkusuz kadın partizanı Havva Müslimov ve 1941’de Perekop Hattının savunması sırasında Sovyet birlikleri safında kahramanca hayatını kaybeden Kırım Tatar yazar Ennan Aliyev de anılması gereken isimler arasındadır.

Net olarak ifade etmek gerekirse: 1941-1944 yılları arasında Nazi Almanyası, Kırım’ı işgal etti. II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu saflarında Kırım’dan 35.000’den fazla Kırım Tatarı görev yaptı. Toplamda ise 60.000 civarında Kırım Tatarı cephede savaştı. Bu istatistikler, askere alınanlar ile sürgüne gönderilen kadın ve çocukların sayısal mukayesesi karşısında oldukça gerçekçi görünmektedir. Aralarında 97 kadının da bulunduğu 1500’den fazla Kırım Tatarı, subay rütbesindeydi. Kırım Tatarlarının Türkiye’de pek de fazla dile getirmediği gerçeklere göre; Kızıl Ordu içerisinde toplam 100 bin 638 Kırım Tatarı yer aldı. Ek olarak 16 bin 713 Kırım Tatarı da partizan hareketine katıldı. Öte yandan 7 bin 727 Kırım Tatarı, yeraltı örgütlerine katılarak savaştı ve yurtsever gruplar arası iletişim ile yardımlaşmadan sorumlu oldular.

II. Dünya Savaşı esnasında Urallara kadar bütün Sovyet Rusya boyunca Baltıklardan ve Kırım'dan Kafkasya'ya kadar çok geniş coğrafyada partizan örgütlenmesi ve direnişini doğru anlamak gerekir. Bu duruş ve tercih doğrudan vatan savunmasına eşdeğerdir.

Partizan ve Sovyet sözcüğünden yola çıkarak Sovyet literatürüyle çelişen haksız bir kabul bu hareketin karakterine gölge düşürür. Zira Kırım'ın çok tanınan edebiyatçısı ve romancısı merhum Cengiz Dağcı'nın bazı eserlerinde işlediği gibi II. Dünya Savaşı'nın en sert ve en keskin dönemlerinde Faşist Nazi Almanyası’nın ve Nazi üniformasını giyenler ile Sovyet üniformasını taşıyanlar Kırım dağlarında karşı karşıya geldiler.

Nitekim Cengiz Dağcı, öz kardeşi Bekir ile bir vesileyle........

© Dikgazete.com