We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Sümeyya Demirel Sürdürülebilir çılgınlık

2 2 75
16.06.2022

"Tüketici"ye yansıtılan hep 'doğaya katkı'.

Bunu her duyduğumda çığlık atasım gelir: "E gölge etme başka ihsan istemez."

Her karış toprağa göz dik, her su kaynağını aşır; Sonra da millete: "Hep senin yaptıkların ve yapmadıkların bak!"

Hayvan, çiçek, böcek de suçlu hatta artık. Hani edep sahi?

Muazzam tabiatımızı onca yıl tepe tepe tepeleyenlere çıt ses çıkarmayanlar da birden bire 'doğaya katkı' etiketleri okur hale gelmiş.

Burnunu dışarı dahi çıkarmadan, her bi şeyleri ekranlardan bilen nesil de...

Her nitelik için ek karton etiket takan markalar da, artan oranda geri dönüşümlü giysi üretimi arayışında. O kadar gereksiz kağıt kullanımı ile ürün 'recycled' neyse ki.

Bazıları kartonları da geri dönüşümlü ister. İyi de birkaç adet karton etiket ve gereksiz ambalaj da çoğunlukla hiç kullanılmadan yine anında çöpe gidiyor.

Aslının, mümkünse hiç çöp üretmemek olması gerekmiyor muydu?

Bazen ihtiyaç olur, uygun ürün bulamadıysam kafayı çalıştırır icat çıkarırım. İhtiyaç ölçüsünde pufu dikişsiz yapışkansız anında yapıp hole koyduğumda yaptığıma inanmayanlar, yüz kilo deneyenler, sonunda kendilerine de isteyenler oldu. "Kendiniz yapın!" dedim:

Sert plastik büyük damacanayı kova gibi kes. Sürüsüne bereket kumaş örneklerini doldur ve en üste bir yastık. Dışına da ham keten eteği özenle dolayıp kuşağıyla bağla... Bu benim elimin altındaki atıl parçalardan, ihtiyaca uygun depolu yapılmıştı. Hiçbir parçayı gidip almadım, aramadım. Hepsi yerini kendiliğinden buldu sanki.

Geri dönüşüm, o vakit geri dönüşüm.

Kişiye özel hediyeler yapmak da eğlencelidir. Ailenin beraber nitelikli vakit geçirmesi için de fırsat. Özel günlerde: "Ne olursa olsun ama sen yap!" diyenler olurdu artık.

Sırf eğlence için yapılsa da; Bunun için satın alma yapılacaksa, çözümcü bir üretim değilse, daha uygun ve sağlam hazırları da bulunabilir.. Bunlar da birileri almazsa atık neticede yani! :)

Asıl eğlence, elindeki malzemelerle en iyi yemeği yapmakta.

Sevgili büyüğümüzün sesini duyar gibiyim: "O kadar malzemeyi arayıp bulsam koysam pabucum da lezzetli olur. Marifet mi bu şimdi?"

Tasarımların olayı da belki kimsenin görmediği ama neticede bir şekilde fark ettiği dokunuşlarda

Bazı geri dönüşümlere bakıyorsun; Olmasa da olur.

Kullanılmayacak, kısa sürede atılacak, satılacak yer aranacak yeni bir ürüne emek vermenin bir alemi de yok sanki. Geri dönüşümse cidden işe yaramalı veya bir çözüm sunmalı.

Keyif için yapılıyorsa da, sürekli çözüm düşünmek ve üretmek kafa açar haliyle.

Çözüm odaklı düşünebilme özelliği her alanda çok önemli. Şikayete odaklı kafalar bazen burnunun dibindeki çözümü göremez.

Bazı kampanyalar, özenli propagandalar odakları çeldirince, ortada durup duranı düşünülemediği gibi de...

Misal, kuruş etmez petrol atığı naylon poşetler 25 Kuruş'a satılmaya başlandı. "Doğaya katkı için!.." masalına inananlara hayret ettim. Ne rant ama!

Madem böyle, bu doğaya zarar veren üretimleri kapat veya şart koş: Yalnızca doğada hızlı çözünen plastik kullansın. O da yok.

'Sağlam poşet' deyince, bu da ihtiyaçmış yerince. Bir kumaşı, yabancı mobilya zincirinin poşetiyle kaplayıp depoya kaldırınca anlamıştım. Çektiğimde poşet lime lime elimde kaldı.

"Mümkün demek ki!" demiştim.

Ve hemen dağılmayanı da lazımmış.

"Alışveriş poşeti almam" diyenler çöpü neyle atıyor acaba? Daha yüksek fiyatlara çöp poşeti de var, doğru.

Sanırsın ki, insanlar bu poşetleri kullanımda zaten dönüştürmüyordu.

Logoları çöpte görülmesin diye poşetleri delenler de vardı değil mi? Şimdi bu çöp için de kullanılamayan reklam ürünü poşetler için ederin çok üzerinde ücret de alıyor. Cidden iyiymiş...

Çoğu logolu promosyon. Taşımam için üzerine para vermesi lazım. Giyside de aynı sebeple logosuz tercih.

Sırf bu sebeple, poşete de dış çanta kullanabilirim. "Madem öyle, işte böyle" diye avunuyoruz, ne yapalım...

Pet şişeler de etrafa savrulurken. Bu da hijyen takıntısıyla başlamış sanki. Yolda sokakta çeşmeler de vardı eskiden. Avucunu koyar içerdi herkes. Güya tıbbı atık sayılması da gereken petrol atığı maskelerle yarışırlar herhalde artık.

80'ler sonu itibarıyla tekstil üretimi ve ihracatı alanındayım. Sürece bakınca; Sürdürülebilir mi? Geri mi? İlerimi mi?

Veya nereye kadar böyle?

Bu hız bu ne hırs?

O zaman da paralar kazanılıyordu. Alım gücüyle hatta çok fazlası.

Fax nasıl çalışıyor acaba!” diye kafa yorardık. İşe odaklı, tempolu fakat insani bir yoğunlukta çalışırdık. Günde bilmem kaç e-posta, üzerine de bilmem kaç W'up mesajı gelmezdi.

Daktiloda, internet gibi odağı çeldirici derinlikler yoktu. Şu an 'vazgeçilmezim', marifetli 'excel'im de.

Halen geliştirilmiş tüm yeni afili işletme........

© Dikgazete.com


Get it on Google Play