Kayıp Atlantis bulundu gibi
Har. 1: Eğirdir’in mevkii ile göl, ada, bağ ve dağlarının vaziyetini irâ’e eder haritasıdır (S. Şükrü, 2013: 17). S. Şükrü, Eğirdir Gölü yazdığı hâlde, yarımadanın güneyi [harita sağı] için Lodos Deñizi, kuzeyi için Poyraz Deñizi der. [Har.2]’de de öyle denilir. Eğirdir halkı da aynı ifadeleri kullanır ve gölde çalışan kayıklar için “kara gemi ve gemi”, göl için de “deñiz” der.
Bu makalenin amacı, MÖ 360 yılında Platon’un zikrettiği Atlantis hakkında yeni ve farklı bir iddiada bulunmaktır. Zira bu konuda Truva harpleri ve Arzawa’da olduğu gibi, kronolojik hata ve çok farklı spekülâsyonlarla Atlantis çığırından çıkarılmış ve öyle bir takdim edilmiştir ki, belleklerde koca bir kıta olarak kalmıştır. Bunun başlıca sebebi bazı kelime ve kavramların bugün olduğu gibi anlamaktır. Arzava ve Truva devrinde olduğu gibi birçok tarihî olayda “deniz” denilen yer, eski Eğirdir Gölü olduğu hâlde, Ege Denizi ve Akdeniz anlaşılmıştır. Atlantis, Eğirdir Gölü’nde bir ada iken yere batmıştır. Büyük Seyahat adlı eserin yazarı Eğirdirli Süleyman Şükrü, batan kentin adının “Felekâbâd” olduğunu ve kent kalıntılarının sâkin havalarda denizin derinliklerine bakan gemiciler tarafından görüldüğünü kaydeder. Atlantis kelimesi köken olarak Eski Yunanca “Atlas’ın adası” [Ἀτλαντὶς νῆσος] anlamına gelir. Atlas: Yunan mitolojisinde gök kubbeyi taşıyan bir Titan’dır. Atlantis için Atlaslı demek daha doğrudur. Gök kubbeye felek denildiğine göre, Atlantis için Felek’li [Eğirdir’in eski bir adı Felekâbâd] denilebilir ki, bu da, Atlantis’in Eğirdir’de bulunduğuna dair iyi bir işaret olabilir.
Açar Kelimeler: Atlantis, Platon, Eflatun, Kritias, Dropides, Solon, Plutarkos, Sonchis, Pythagoras, Nisos, Eğirdir
Atlantis, Vikipedi’ye göre: “MÖ 360’da Platon tarafından anlatılan, kibirleri nedeniyle denizde batan efsanevi bir adadır. İleri teknoloji ve denizlerde büyük güce sahip, zengin ve güçlü bir uygarlıkken, kibirleri ve ahlâkî bozulmaları yüzünden tanrıların gazabına uğrayıp okyanusun derinliklerinde yok olan bir kıta olarak tasvir edilir. Atlantis, Platon'un "Kritias" ve "Timaiaos" adlı diyaloglarında kibirlerini alegorik olarak anlatmak için kullandığı efsanevi bir ada halkıdır. Atlantis, köken olarak Eski Yunanca “Atlas’ın adası” [Ἀτλαντὶς νῆσος] anlamına gelir. Atlas: Yunan mitolojisinde gök kubbeyi taşıyan bir Titan’dır (Dev) [chatgpt].
Atlantis için Türkçe Atlaslı demek kanaatimce daha doğrudur. Gök kubbe için Felek dersek, Atlantis için Eğirdir’in eski adı Felekâbâd olur ki, bu da Atlantis’in Eğirdir’de bulunduğunu işaret eder.
Beni bu makaleyi yazmaya teşvik eden yine, eski turizm rehberi Antalyalı Ümit Kaplan’dır. Önce Beni Asfar olayını anlattı ki, “Ümit, bunları Siyonistler kafa karıştırmak için çıkarıyor; böyle şeylerle uğraşma” diye nasihat ettim. O da: “Hocam, sizi yönlendirmek istemem, ama yazılarınıza bakarak Atlantis’in Eğirdir Gölü bölgesinde olduğunu düşünüyorum” diyerek, konuyla ilgilenmemi rica etti. Ben bu konuda hiç okumadığım için, koca bir kıtanın Eğirdir Gölü’nde ne işi var diye ilgilenmek istemedim. Çok rica edince, kaynak ne diye sordum. Platon deyince konuyu okumaya karar verdim. Platon’un, Eğirdir Gölü’nün bulunduğu yer için “Çukurova, elden gitti” dediğini bilirdim. Atlantis hakkında bir şeyler okuyunca yazmaya karar verdim.
“Eğirdir, Eski Dünya merkezlerinden biri” adlı makaleyi 03.06.2024 tarihinde academia.edu ve DikGazete’de yayınladım. “Deniz kavimleri” Eğirdir Gölü çevresindedirler. Eğridir’in Laodikya, Claudiolaodikya, Klaudiopolis, Lâdik, Felekiyye, Felekâbâd, Felekbâr, Hierakorifitis, Tonguzlu, Toğurla, Denizli, Akrokos gibi adları var. Antalya’nın kuzeyinde olan şehir, malûm Denizli değil, Eğridir’dir. Zira Denizli, Antalya ve Eğirdir’in bulunduğu boylamın 150 km daha batısındadır. Eğirdir, Antalya, Tanta ve Kahire aynı boylam üzerindedirler. Kadim bir tarih ile her çeşit güzellik ve müstesna bir yere sahip olan, eski ve yeni Mısır ile devamlı ilişki içinde olmuş; Arzava ile Ahhijava, Asya ile Avrupa, Şark ile Garp, Truva ile Akhalar, Suriye ile Yunanistan hududu üzeri ve Anayol yakınındaki bir Eğirdir, eski Dünya merkezi kabul edilebilir.
1865 Eğirdir doğumlu Süleyman Şükrü, Eğirdir hakkında tarihî kaynaklarla uyum içinde çok ilginç bilgiler verir:
[Lydia kıralı Giges’in oğlu] Havardis [Ardys, Ardis, Ardisos] tarafından bilâhare kurulan Eğirdir Gölü’nün şimdiki bulunduğu yerde Felekâbâd namında bir büyük şehir vardı. Asırlardan beri su altında kalan bu şehrin yüksek binaları hâlâ ayakta olup, kurak yıllarda gölün derinliği azalmaya başladığı zamanlar, gemiden suyun derinliklerine bakan denizcilerin hayret nazarlarına çarpmaktadır. Bu memleketin suya gark olmasına sebep, Truva harbinden sonra, MÖ 1184’de Anadolu’nun garbına yerleşen Yunanîler’dir. Bu kavim Konya arazisine yerleştikleri zaman, yâni milattan üç buçuk asır evvel, etraftaki suların kurutulması için bir fenni meclis teşkil ettiler. Bunlar bataklığın ne yolla çekilmesi lâzım geleceği hususunu enine boyuna müzakereden sonra kati kararı imza etmek üzereler iken meclise giren ünlü filozof Eflatun’un -Çukurova elden gitti!- diye bağırdığı meşhurdur. Çukurova, Eğirdir Gölü’nün kapladığı yerdir. Gölü teşkil eden kaynağın yolunu, olayın vukuundan evvel keşifte maharet gösteren bu filozofun ismine nispeten el’an –Eflâtun Suyu- anılmaktadır” [s.15]. MÖ 1556’da Atina şehrini [Yalvaç-Masır] kuran, Mısır muhacirlerinin reisi Şirkup, Mısır-Tantâ’lıdır [s.9]. Küçük Firikya meliki Tantalos oğlu Pelops [s.33] (S. Şükrü, 2013). Pelops, Truva harbi kahramanı Sparta kıralı Menelaos ile Mykene kıralı Agamemnon’un dedesidir [ChatGPT].
S. Şükrü kitabını, 1907’de Abdürreşid İbrahim’in Petesburg’daki Ülfet Matbaasında bastırmıştır. Eğirdirli Salih Şapçı, kitabı yeni harflere dökmüş ve 2005’te de Eğirdir Belediyesi basmıştır. Bu arada Şapçı, yukarıda alıntıladığım kısımlarını eleştirir. Bu kez kitap, 2013’te, kitabın önemini bilen Ali Birinci’nin başkanlığı döneminde TTK tarafından tekrar basılmıştır. Biz, Salih Şapçı’nın eleştirisine katılmıyoruz. Zira S. Şükrü, bu hususları bir yerlerde görmüş veya kulaktan kulağa gelen bir rivayeti aktarmıştır. Zira bugün dahi Eğirdir Gölü’nde acayip şeyler olmakta ve göl altından mozaikler ve eski eserler çıkmaktadır. Pelops’un babası [dedesi] Tantalos dahi,........
