Elimiz hamur karnımız aç
Kötürnek [Kotur, Kötür, Kotoiraikia] köyü
Ramazan Topraklı yazdı;
Elimiz hamur karnımız aç
Makalenin amacı son 15 yıldır mermer ocakları ile altın ve diğer maden aramalarının tabiatta yaptığı onarılmaz yıkımı dile getirmektir. Az gittik, uz gittik, mermer ocakları ile altın ve maden çıkarma faaliyetleri sırasında, ülkede ve bilhassa Eğirdir Gölü çevresinde öyle işler yaptık ki, doğayı, 5-8 asırda kendine gelemeyeceği bir hâle getirdik. Güya altın çıkarıyoruz. Altınlar yabancıların oluyor; yıkım bizim. Mermer ocaklarının tahribatını görmek içinse Eğirdir çevresini görmek yetecektir. Sonuçta da babamın deyişiyle “elim hamur, karnım aç; ben bu işten ne anladım” duruma düştük. 1960’lı yıllarda tarihî bir karadut ağacını koruyabilmek için yol projesini tadil eden yönetici mühendisler vardı; şimdiyse siyasetçinin iki dudağı arasına bakanlar.
Açar Kelimeler: İliç altın madeni felâketi, Kaz Dağları, Uşak, Göller Bölgesi, Mermer ocakları, tabiat, yıkım
Bir zamanlar âdil beylerimiz vardı: Hem beyliğini düşünür; hem devletinin emrine koşardı. Moğol galip geldi; sultanımıza emir verdi; vergiler katlandı; düzenimiz buzuldu; şikâyetler ve isyanlar başladı. Anadolu perişan oldu.
1245’de ilk isyanı Sultan Alâeddin’in oğluyum diyen Koterinus [Kötürnekli] Ahmet başlattı. Kardeşini Moğol önünden kaçmakla suçladı. 1250’de Afşar boyundan İslâm Bey, 1254’de Ertuğrul’un atası [Kaya/Kayı Bey veya] Oğuz Melik, kötü idare ve fazla vergi yüzünden Selçuklu’ya başkaldırdılar. 1262’de Moğollarla birlik olan sultan, Uc Türkmenlerini katletti. Beyşehir bölgesindeki harpte Alp-aka İlyas, Salur ve Sevinç Beyler ile Uc Beyi Şeh Menteş, [Mehmet Bey] aman verildiği hâlde Şarkîkaraağaç’ta şehit edildi. Damat Ali Bey ihanetine karşılık, Uc Beyi yapıldı. Moğol şehzadeleri 1280’lerde Ertuğrulşah Bey’i tekil ettiler. Moğol-Selçuklu ittifakı ile Türkmenler arasındaki kavga ve sürtüşmeler devam edip gitti. 1305/1306: Kılıçarslan Geyûmers’in gelişiyle bir iyileşme umudu belirdi.
Ama heyhat! 1306 Kılıçarslan Geyûmers, Konya sarayında misafir ettiği Hamid Bey ve altı oğlunu katletti. Bu katliamdan mucize eseri kurtulan yedinci oğul İlyas, etrafına toplanan Türkmenlerle birlik, yanında tâbisi Ertuğrul oğlu Osman Bey olduğu hâlde, Kılıçarslan Geyûmers’e meydan okudu. 1308’de İlyas Bey, yapılan teketek dövüşte Kılıçarslan Geyûmers’i öldürdü. Devletimiz son buldu. Demek; “zulümle âbâd olunmazmış”.
Beylikler dönemi başladı. Menteşe, Aydın, Saruhan ve Osman oğulları, yakın akrabaları Hamid oğullarına tâbi oldular ve Dündar Bey öldürülene kadar Hamid oğullarına vergi verdiler. Moğol’un Rum valisi Timurtaş, güçlü gördüğü Hamid oğlu Dündar Beyi Aralık 1326’da katletti ve Hamid oğulları fetret dönemine girdi. Böylece Menteşe, Aydın, Saruhan ve Osman oğlu Orhan bağımsız kaldılar.
Orhan, Orhan Padişah oldu. Murad ve Yıldırım güçlendiler ve sonuçta Devleti Âl-i Osman ortaya çıktı.
1402 Topal Kasırga, Papalığın da tesiriyle Yıldırım’ın üzerine yürüdü; topraklarımızı yaktı yıktı, ama Bizans’a dokunmadı. Osmanlı’nın yanında yer alan Hamid oğulları, kentleri Uluborlu ve Eğirdir’i yakıp yıktı. Hamid kavmini yağmaladı. Bu yağmayı Timurlenk’in tarihçisi Ali Yezdi: “Çukur-balık’tan [Eğirdir Gölü çevresinden] o kadar çok mal yağmalandı ki, ordu bunları sürmekten aciz kaldı” diye dile getirir. Bu yüzden olacak rahmetli anam, gaddar adamlar için “Temur” derdi. Topal Kasırga iki torununu kaybederek çekip gitti. 40-50 sene içinde tekrar toparlandık.
Sonrası malûm: Medeniyet yarışında geri kaldık ve yıkıldık. Ülkemiz düşman işgaline uğradı. Bin bir zorlukla İstiklâl Harbi verdik ve yeni bir Cumhuriyet kurduk; ama Osmanlı’dan devraldığımız bazı huylarımız devam etti.
Siyasi Partiler, partiler arası çekişmeler ve NATO. Ordu, kendi hükümetlerine karşı 1960, 1971, 1980 ve 1996 darbelerini yaptı. 1980 darbesi için Carter’in, “bizim çocuklar başardı” dediği söylenir. Darbecilerin 1971’de yaptığı ilk iş haşhaş ekimini yasaklamak; 1980 darbesinde ise, Yunanistan’ın Nato’ya girmesine izin vererek,........
