Çizilemeyen üçgen çözülemez |
Prof. Mustafa Adak’ın, “İlkçağ’da Beldibi” adlı makalesi, s.51: “Ozan’a [Homeros] göre Kilikyalılar Truva’ya komşu idi”.
Ramazan Topraklı yazdı;
Çizilemeyen üçgen çözülemez
Makalenin amacı, tarihî metinlerdeki bazı çelişkilerin sebebini açıklamaktadır. Bunlar içinde 1098 baharında Doukas’ın izlediği yolun daha uzun olmasına rağmen daha kısa denilmesi. Antalya valisi Philokales’in, Balıkesir-Edremit ve Alaşehir’e gelmesi; Ulubat yanı, Lampe ovasındaki Türkler üzerine birlikler göndermesi. Çivril-Işıklı ve Ulubat yanı olmak üzere iki Lampe icat edilmesi. Kappadokia valisi Hasan Gazi’nin İzmir ve Nimfea üzerine gönderdiği birlikler ile Efes üzerine gönderdiği birlikleri, “Anna karıştırıyor” denilmesi. Homeros, Kilikyalılar Truva’ya komşudur derken, tarihçinin Homeros yanlış bilgi veriyor demesi. İmparatorun Gelibolu’dan, Skamandros çayı yoluyla, Edremit'te, Thrakesion temasında konuşlanmaya birlikler göndermesi. Adları üzerinde Yalvaç-Gemen [Kiminas] ile Gelendost-Kötürnek [Kotoiraikia: Akhyraous] köylerinin Balıkesir’de gösterilmesi vs. gibi çelişkilerin sebebi, yanlış tarihî coğrafya üzerinde çalışmakla ilgilidir. Bu, kenar uzunlukları 10, 12, 23 olan bir üçgenin açılarını sormaya benzer ki, böyle bir üçgen çizilemeyeceği için açıları da çözülemez. Coğrafyada vukûbulan değişimi ve tarihî yolları bilmeden, tarihî coğrafya iddiasında bulunmak da böyledir ve tarihteki hataların temel sebebi budur.
Açar Kelimeler: Coğrafî değişim, tarihî coğrafya, tarihî yollar, İbn Hordazbih, el-İdrîsî, Peutinger, Antonine, Kudüs Yolu.
Yaklaşık 500 sene önce Batı Anadolu’da ve bilhassa göller bölgesinde bir coğrafî değişim vukûbulmuş; İznik Gölü’nün uzunluğu 12 mil [18 km] iken 32 km’ye çıkmış; göl içindeki üç ada sular altında kalmıştır. Eğirdir ve Hoyran gölleri birleşmiş; tarih boyunca yirminin üzerinde adı kaydedilen iki göl arasındaki ırmak, birçok kent, Anayol [Kral Yolu] ve yine tarihte birçok adı kaydedilen ırmak üzerindeki Yenice Köyü Köprüsü sular altında kalmıştır. Benzer şekilde Beyşehir [Trogitis] ve Kıreli [Koralis] gölleri birleşerek bugünkü Beyşehir Gölü hâsıl olmuştur. Bu husus fark edilemediği için de, Kral Yolu ve gerçek tarihî yollar bilinememiş; yüzlerce tarihî kent yanlış yerleştirilmiş ve birçok tarihî olay, gerçek yerinden başka coğrafyalarda gösterilmiştir. Bu güne kadar yazdığım makalelerde bazı hatalara dikkat çekmeye çalıştım. Şimdi de benzer hataları, kaynak tarihî metinlerin ışığında açıklamaya çalışacağım.
1- 1097 Haçlı Seferi sonrası Doukas’ın yürüğü yol ve uğradığı kentler
Aşağıda görüldüğü gibi Bilge Umar, “Doukas’ın, Efes-Bolvadin arasında daha kısa değil, bilâkis daha uzun bir yol yürüdüğünü söyleyerek”, Anna Komnena’ya itiraz eder. Bunun sebebi: Bilge Umar’ın tarihî metindeki Menderes, Efes, İzmir, Sardeis, Alaşehir, Lâdik, Khoma ve Lampe konularında yanılmasıdır. Zira, söz konusu Menderes, iki göl arasındaki Orta Menderes; Efes, Gelendost-Ayapa Höyük yanı; İzmir, diğer adı Apameia olan Barla-Eye Br. [Hyaleas] önündeki kenttir. Sardeis Barla; Alaşehir, Yalvaç hisarı; Lâdik Eğirdir; Khoma [Soublaion], Boğaz’ın garbı ve Garip köyü yakını; Lampe ise, Mikra Nikaia, Nymphaion gibi birçok adı olan Senirkent-İlegöp’tür [bk. Har.1].
Menderes boyunca, kıyı kentlerine uğrayarak yol alan Türkler, Bolvadin'e varmışlardı. Doukas, daha kısa bir yoldan gidip baskınla Sardeis'i, Philadelphia /Alaşehir'i ele geçirdi; Alaşehir'in koruyucu birlik komutanlığı görevine Mikhael Kekaumenos'u [=Yanık Mihail] atadı. Laodikeia/Lâdik'e varınca, bütün halk, onu karşılamaya çıktı; [o da,] kendiliklerinden boyun eğdikleri için onlara sevecen davrandı, onlara bir yönetici atamayıp özgürce kendi kendilerini yönetmelerine izin verdi. Oradan, Khoma/ Gümüşsu yoluyla, Lampe [I] Ovasına [2] vardı; bu yöreye komutan [vali] olarak Kamitzes'i atadı. Bolvadin'e vardığında, orada, pek kalabalık sayıda Türk’le karşılaştı ve tam onlar yüklerini yıkarken onların üstüne bastırdığından, küçük bir çatışma sonrasında onları tam yengiye uğrattı; onlardan pek çoğunu kılıçtan geçirdi ve bu kalabalığın sayısı ile oranlı, pek yüklü ganimet elde etti [3] [yıl 1098] (Anna, 1996: 338-39, terc. Bilge Umar).
1] Rumcada: Köpük; yöre sazlık, bataklık, köpüklü su birikintileri yeri olduğu için böyle anılmış [Umar].
2] Eumeneia/ Işıklı dolaylarına, bu yandaki girişinde Myriokephalon hisarının [Eumeneia] bulunduğu vadi yoluna, 1176'da Manuel Komnenos ordusunun çok ağır yenilgiye uğratılacağı doğal vadi geçidinin, yani Kufi Çayı vadisinin güney ağzına. Buradan, hemen şimdi göreceğimiz üzere. Bolvadin'e geçmiştir; daha sonra Manuel Komnenos da öyle yapmak istemiş olmalı [Umar].
3] 1098 baharında Doukas'ın izlediği yol, kesinlikle, daha kısa değildir [Umar].
2- 1108 Antalya valisi Philokales ve 1109 Hasan Gazi olayları
Aşağıda Anna’nın metnindeki Lampe [İznik], Senirkent-İlegöp; Antalya [Sardeis, Neutrouja ve Tralleis], Barla; Abydos, Kemer Boğazı [Hellespontus: Firikya Hellespontia] şark sahili; Bergama, Gaziri Adası; Khliara, Yukarıtırtar yanı; Alaşehir Yalvaç’tır. İzmir, Barla-Eyeburnu önündeki Apameia; Kelbianos, Gelendost-Ayapa Höyük yanındaki ovadır. Hasan Gazi, Kral Yolu’yla Yalvaç önündeki Kötürnek köyüne gelmiş ve burada ordusunu üçe bölmüştür. Birinci bölük, Bağıllı köyü ve Gelendost üzeri Kelbianos ovasındaki Efes’e; ikinci bölük, kendisi dâhil, Kral Yolu’yla Kemer Boğazı, İzmir ve Lampe [Senirkent-İlegöp: Nymphaion]; üçüncü bölük ise Hüyüklü ve Celeptaş üzerinden Hoyran ayağındaki Khliara ve Bergama’ya gönderilmiştir. Menderes’in burgaçlı sularında boğulan Türkler, Anna’nın dediği gibi, ikinci bölüğe aittir. Ramsay, malûm Alaşehir, Bergama, İzmir ve Efes sandığı için yanılmıştır [bk. Har.1].
Tarihçi, malûm Alaşehir ve Edremit ile Ulubat yanındaki bir Lampe arasındaki mesafeleri hiç düşünmedi; tek bir Lampe [Senirkent-İlegöp] olduğu hâlde, Çivril-Işıklı ve Ulubat yanı olmak üzere iki yeni Lampe icat etti.
Türkler, İznik [Lampe] yöresine geldiler [yıl 1105]. Kılıçaslan 1107’de öldü. İmparator, Philokales adlı bir subayı Antalya valisi tayin etti. Philokales, Abydos'a varır varmaz, Boğazı geçti ve Edremit'e vardı. Çaka’nın, İzmir yöresini yıkarken, yok ettiği Edremit’i yeniden kurdu. Lampe ovasındaki Türkler üzerine kuvvet gönderdi ve onları hunharca katletti. Philokales, Alaşehir'e geldi [yıl 1108](Anna, 1996: 440-41)
Kappadokia'da egemenlik süren ve yerlilere sanki kölelermiş gibi davranan Hasan adlı Baş-Satrap, Türklerin üzerine yağan, az önce sözünü ettiğimiz felaketleri öğrendi; asker topladı, çeşitli yörelerden takviye birlikleri getirtti ve komutası altında 24 000 askerin bulunduğu bir ordu oluşturarak, Eumathios üzerine yürüdü [yıl 1109]. Hasan, Alaşehir'e gelince, ordusuyla surları kuşattı ve üç gün orada kaldı. Böylece, ordusunu böldü; 10 000 adamını Kelbianos Ovasına, diğerini İzmir'e ve Nymphaion/ Kemalpaşa'ya, geri kalanlarını da Khliara'ya [5] ve Bergama'ya yolladı; hepsini talana saldıktan sonra, kendisi de, İzmir üzerine giden birliklere katıldı. Flokales, Kelbianos üzerine yürüdü Türkleri mağlup edip katletti. Arkasından, İzmir ve Nymphaion’a gitmekte olan Türkleri izlediler; bir öncü birliği bunların tümünün arasından geçti ve düşmanla her iki kanatta çatışmaya girdi, onu tam bir yenilgiye uğrattı. Öldürülenler de, tutsak edilenler de çoktu; canlı kalabilmiş az sayıdaki kişi de, kaçarken Menderes'in burgaçlı akan sularına düştü, hemen boğulup gitti. Bu, Phrygia'dan çıkan bir ırmaktır, tüm akarsuların en çok dolambaç yapanıdır ve tüm uzunluğu boyunca yatağı hep kıvrımlıdır [yıl 1109] (Anna, 1996: 441-42, terc.: Bilge Umar)
Cappadocia valisi Hasan, Philokales'e karşı çıktı; Philadelpheia'ya uğramadı ve ordusunu üçe ayırdı. Bunlardan birini Kilbia ovasına, birini İzmir'le Nymphaion üstüne, ötekini de Pergamos ile Kliara'ya gönderdi. Philokales ilk iki bölüğü birer birer mağlup ettiği halde, üçüncüsü seri bir ricatle kaçtı. Anna ikinci bölükten kalanların Maeander'de boğulduklarını söyler: Söz, birinci bölüktekilere ait olup Anna, yanlışlıkla ikinci bölüğe teşmil etmiştir. Bu dere Küçük Menderes, yani Kaystros olmalı (Ramsay, 1960: 122).
3- Gelibolu’dan, Skamandros çayı yoluyla Edremit’e asker gönderilmesi
Herkesin fark edeceği gibi, bir ırmak yoluyla Gelibolu’dan malûm Edremit’e ordu sevk etmek mümkün değildir. Aşağı metinde Gelibolu Yarımadası, Kemer Boğazı’nın batı yakası; Skamandros, iki göl arasındaki ırmak; Edremit, Hoyran Gölü’nün şark kıyısındaki Aşağıtırtar; Thrakesion teması ise Kemer Boğazı bölgesidir [bk.Har.1-2].
Alttaki ikinci paragrafta zikredilen Kibotos, Kemer Boğazı; İznik, Senirkent-İlegöp; Monolykos, adını oradaki Lykos ırmağından alan Eğirdir [Lâdik] bölgesi beyi Alp Kara; Kıyı, Eğirdir ve Hoyran gölleri ve ırmak kıyıları; İznik Gölü, Hoyran Gölü; Apollonia, Uluborlu kalesi; Prousa ise Uluborlu kalesi önü Bahar Mevkiindeki kenttir. Lopadion, Kemer Boğazı’nın batı yakasında; Kyzikos, Afşar-Kızık Mevkii yanında; Lentiana, Gelendos yanında; Kotoiraikia ise, Gelendost-Kötürnek köyüdür. Kontagmen, adını Kumdanlı yerindeki eski Ganzaenos kentinden alan ve Hoyran ovasının Türk beyi Kundan Beyin gerçek adını bilmiyoruz. Poimanenon, Kayaağzı Pınarları yanı; Barenos, Yalvaç çayı olup, adını iki göl arasındaki Skamandros’a döküldüğü yerdeki Baris’ten alır. Angelokomites, Marsyas [Maziye] nehrinin diğer adıdır. Parion, Boğaz’ın güneyinde bir kent; Çanakkale Boğazı ise bir adı Firigos Boğazı olan Kemer Boğazı’dır. Uluborlu-Senirkent ovasının valisi Kamytzes, kâh Lampe valisi, kâh İznik [İlegüp] Duka’sı kaydedilir. Aorata, Arzawa devrinde Aura kaydedilen Şarkîkaraağaç-Oğras [Başdeğirmen] köyüdür [bk.Har.1-2].
İmparator, Gelibolu Yarımadasına geldi; her yandan kara ve deniz birliklerini toplayınca, güçlü bir ordu ayırıp, bunu Skamandros çayı yoluyla, Edremit'te, Thrakesion temasında konuşlanmaya gönderdi [yıl 1112-13](Anna, 1996: 449).
İmparator Kibotos'a varınca, bir ulak gelip ona, güçlü Bey'lerin, kiminin İznik ile yakın yöreleri talan etmekte olduğunu; Monolykos ile .. .'nın, kıyı bölgesini yakıp yıktığını haber verdi. İznik Gölü dolaylarını ve keza Prousa ile Apollonias'ı talan etmiş bulunan birlikler, Lopadion'u ve bütün komşu yerleri yağmalamışlardı. Hatta Kyzikos'a bile uzanmışlar ve deniz yanından [güneyden] giriştikleri bir saldırıyla kenti ele geçirmişlerdi. Arkasından Kontogmen ve Emir Muhammed, Lentiana yolundan Poimanenon'a ilerlemişlerdi. Monolykos ise halkın Barenos dediği, birçok diğer derenin, Skamandros, Angelokomites deresi ve Empelos'un da çıktığı, İbidos dağından akıp gelen çayı aştı. Kıyıya saptı, Parion ve Çanakkale Boğazı kıyısındaki Abydos üzerinden gitti, Edremit'ten ve Khliara'dan geçti. Bunun üzerine, İmparator, o sırada İznik Duka'sı olan Kamytzes'e, mektuplarla, 500 asker alarak Barbarları izlemesini ve her çeşit çatışmadan kaçınmasını buyurdu. Beriki, İznik’ten çıktı; Kontogmen'e, Emir Muhammed'e ve yoldaşlarına, Aorata yakınında ulaştı; onlara saldırdı [yıl 1114] (Anna, 1996: 458-59).
4- Santabaris, Polybotos, Kedrea, Poimanenon
Alttaki metinde imparator Aleksios’un son seferi anlatılmaktadır. Santabaris Afyonkarahisar; Kedrea Şuhut-Arızlı; Amorion Uluborlu; Poimanenon Senirkent-Kayaağzı yanındadır. Ramsay ve Umar, Santabaris Eskişehir-Bardakçı; Kedrea Afyon-Bayat; Amorion Emirdağ; Poimanenon, Ulubat yanına konularak yanıldılar. Santabaris, bir an için Bardakçı olsa bile, Emirdağ üzerine gönderilen biri, nasıl olur da Ulubat yanına gider ve Bayat’a gelir? Bunu akıl almaz. Ramsay, İbn Hordazbih ve el-İdrîsî’nin verdiği yolları araziye yerleştirebilseydi; Amorion’un [Ammûriye] Uluborlu, Santabaris’in [Sendeburi] Afyon, Kedrea’nın [Kidros: Germ] Şuhut-Arızlı olduğunu görecekti. Kırk Martirs, Hoyran Gölü; Mesanakta [Dipotamon], Papa çayı ağzı yanı; Augustopolis, Şuhut-Çobankaya köyü; Akronios Afyon kalesi; Ampoun, Afyon-Beyyazı [Ambanaz] olup, hepsi de Askerî yol üzerindedirler [bk.Har.1].
İmparator, Santabaris'e vardı. Kamytzes'i, Polybotos ve Kedrea üzerine; Stypeiotes'e ise, Amorion'daki Barbarların üzerine gitmesini buyurdu. Poimanenon'u yağmalayan Stypeiotes dönmüş ve İmparatorun yanındaydı. İmparator da, güneş batarken, Kedrea'ya vardı. Ve Lebounion harbine ad veren Lebounes, Bardas ve Pitikas’ı, Bourtzes arazindeki [Yalvaç-Akçahisar ile Gelendost-Yenice köylerindeki] Türkler üzerine gönderdi. Kendisi de, öncü birliğinin komutası [Mikhael] Basileus'da; sağ kanadınki, Bryennios'da; sol kanadınki Gabras'da ve artçı birliğininki Kekaumenos'da olarak, Bourtzes arazilerine yürüdü ve Zompe köprüsünü geçerek konakladı. Bu olaylarda Zompe köprüsü, Kırk Martirs Gölü, Mesanakta hisarı, Augustopolis, Akronios ve Ampoun gibi yerlerin adları geçer [yıl 1116] (Anna, 1996: 488-492, 495, 497).
5- Skylitzes, Skamandros, Thrakesia, Philippopolis
Aşağıdaki metinde de görüldüğü gibi Skamandros, Kemer Boğazı’ndaki kutsal ırmaktır. Bu ırmak çevresi keşiş alaylarının yerleşmesi için ikinci bir Filistin’dir [Wittek]. Cerdenus, St. Theophanes, Skylitzes, Skamandros vs. gibi birçok keşiş, bu bölgede bulunmuşlar ve bölgede vukûbulan olaylar hakkında doğru bilgi vermişlerdir. Manişeistler, Pavlikanlar, Papaz Bogomil burada bulunmuşlardır. Philippopolis, Poimanenon veya yanı bir kenttir [bk.Har.1].
Yazar, hem Skylitzes hem de Thrakesios isimleriyle bilinmektedir. Bu iki isim de aynı kişiye aittir (Skylitzes, 2016: 1, terc. H. Bolat). Tüm doğuyu yağmalayan Manişeistler’in batıya gönderilerek ıssız bir yere yerleştirilmeleri istenmiştir. Bu istek daha sonraları yerine getirilmiş ve Philippoupolis’e yerleştirilmişlerdir. Tzimiskes’i Ayasofya’ya sokmamak için direnen Patrik Polyeuktus, onun hükümdarlığını ilânından otuz beş gün sonra ölmüş ve yerine yüksek erdem sahibi Basileios Skamandrenos [Skamandrialı] adında bir keşiş atanmıştır (Skylitzes, 2016: 45, açık.182). Açık. 182: “Bu soyadı, aynı adı taşıyan Bithynya’daki bir nehirden gelir ki, orada bir manastır inşa etmiştir”.
Tzimiskes [969-976] Dönemi Olayları: Skilizes’ten [Thrakesios veya Thrakesia’lı: Skylitzes, 2016: 1], Skylitzes’ten Peçenekler’in 969 yılından önce de Kemer Boğazı civarında bulundukları anlaşılmaktadır [Ramazan Topraklı].
Hoyran ve Eğirdir gölleri arasındaki Menderes [söz konusu Skamandros] çevresi, yâni Thrakesia teması, keşiş alaylarının yerleşmesi için ikinci bir Filistin’dir (Paul Wittek, 1999: 25, Menteşe Beyliği).
6- D. Hellespontus’un şehir ve piskoposlukları [Ramsay, 1960: 165-177]
Ramsay’ın s.165-177 arasında verdiği, aşağıdaki isimlerin tamamı Kemer Boğazı bölgesindedir. Zira Firikya Hellespontia veya Hellespontus denilen yer, Kemer Boğazı’dır. 1501 tarihli bir Osmanlı arşiv belgesinde Boğaz: “Afşar kz., Maziye [Marsia] karyesine tâbi Firigos Boğazı’nda gemi hâsılından 500 akçe” kaydedilir. Yâni Boğaz’daki ırmakta gemi çalışmaktadır. Ramsay, Eğirdir Gölü’ndeki coğrafî değişimi bilmediği için yanılmış; kendi ifadesiyle onun eseri, -kaynak metinlerden aktardıkları dışında- hatalarla doludur (Ramsay, 1960: 106).
Adları üzerinde Cyzicos, Afşar-Kızık; Kotoiraikia, Gelendost-Kötürnek; Kiminas ise, Yalvaç-Gemen köyüdür. Tarihî kaynaklarda bunlarla birlik anılan isimler, coğrafyaya şöyle yerleşirler: Aisepos, Marsyas/Marsias nehri olup Polichna onun sol kıyısındadır. Hadrianopolis, Hadrianoutherai, Akhyraous Kötürnek köyüdür. Hermos, Kemer Boğazı; Kaikos ise, Hoyran ovasıdır. Miletopolis [Millawanda], Uluborlu-Olukman öreni; Aphnitis, Hoyran Gölü’dür. Poimanenon, Kayaağzı yanı; Troad ve Sigriane [Suriye], Çirişli Dağı; Lentiana, Gelendost yanı; Baris, Barla önü; Lopadion, Boğaz’ın Batı sahilinde; Apollonia Gölü, Hoyran Gölü; Rhyndakos ise, Uluborlu Papa [Popa] çayıdır. Artake, Afşar yanı; Hiera, Kemer Boğazı; Lampsakos, Kayaağzı yanı; Kenkhreia, Miryokefalon veya Meltinis kalesi; Pegai, Yenice- Bigadiç Pınarı yanı; Keramides, Yenicesivrisi’ndeki kale olmalıdır [bk. Har.1-2].
1.Cyzicos, 2.Polichna: Aisepos’un sol sahilinde, 5. Hadianoutherai, 6.Akhyraous, ya Hadrianoutherai'ye Bizans’ın verdiği isim veya bu şehrin yerini alan komşu bir istihkâm. Akhyraous, Hermos’la Kaikos vadilerinden Miletopolis ve Constantinople'a giden büyük yolun üzerindedir: bu yol Balıkesir’den geçer. 7. Milatai. 8. Miletopolitis yahut Aphnitis gölü. 9.Poimanenon. 10.Lentiana, 11.Kotoiraikia. 12.Kiminas. 13.Baris, Barenos nehri ağzında. 14.Miletopolis. 15.Lopadion. I6.Adraneia, VIII-IX listenin Hellespontus da göstermesi şayanı dikkat. 17. Skepsis. 18.Artake. 19.Sigriane, Cyzicos'la Rhyndakos ağzı arasındaki dağlık arazi. 20. Hieria [kutsal], Lampsakos, Pegai, Keramides. 21.Kenkhreia, Scamander nehri yanı istihkâm. 22.Troad. 23.Ptelaia. 24.Rhyndakos nehri, Anna buna Lampes der. 25. Metopa veya Mesopa, Apollonia gölü yanında bir istihkâm (Ramsay, 1960: 165-177). Rhyndakos, Luwi dilinde simgesi “runda- geyik” olan tanrı, “ka -yeri, yurdu” adından türetilmiştir (Umar, 1993: 689). Rhyndakos ırmağı yanındaki Apollonia’lıların [Mysia] kenti, Asia’nın başrahibi, Tiberius’un oğlu Kyrene’li Tiberius Claudius Mithridates’i, hem sözlerinin ve yaratılışının erdeminden hem de kendine olan hüsnüniyetinden dolayı [heykelini dikerek] onurlandırdı. Heykelin yapımı ve dikimini yurttaşların en seçkin insanı Apollonios oğlu Ksenon üstlendi (Yıldız, 2012: 228).
7- Kilikya’nın Truva’ya komşu olması
Aşağıdaki metinde görüldüğü gibi “Homeros, Kilikyalılar Truva’ya komşu” der; Prof. Adak ise, “Homeros yanlış bilgi veriyor” der. Hâlbuki Homeros, Truva konusunda tek kaynaktır. Homeros’un dediği Truva, “Troas, Afşar-Kızık [Kyzikine] ile Hoyran ovası [Kaikos vadisi] arasındaki Çirişli Dağı” bölgesindedir (Strabon, XIII. I. 2). Burası Firikya Hellespontia [Hellespontus] bölgesidir. Tarihçi Nikephoros Gregoras’a göre Neutrouja [Eski Tralleis] Barla’dır. Eski Truva veya Kutsal İlion, Gelendost-Çaltı ile Yalvaç-Tokmacık köyleri civarında aranmalı [bk. Har.2]. Truva harpleri MÖ 1200’lerde yapıldı; Ozan bunu 350-400 yıl sonra [MÖ 850] yazdı. Filhakika Kemer Boğazı, Kilikya’ya komşu. Boğaz’daki Hyeronpotamum [kutsal ırmak]: “Valcaton- Fines Cilicie” idi (Ramsay, 1890: 240). Eğirdir [Laodikya], bazen Küçük Firikya, bazen Kilikya’da gösterilir. Kilikya Valisi Cicero, MÖ 51-50’lerde tam 85 gün Eğirdir’de görev yaptı. Birçok isimde olduğu gibi, Truva adı da bilâhare Batı’ya [Çanakkale] taşınmış olabilir [bk. Har.2-1].
Ozan’a göre Kilikyalılar Truva’ya komşuydu. Homeros’un verdiği bilgi yanlıştır [s.51]. Adak, Mustafa (2005): “İlkçağ’da Beldibi” [s.42-57], Mağara Çağından Günümüze Beldibi [M. Adak-C. Güzelyürek], Anabasis Yay.-İstanbul. Adak, Homeros’un yanlış bilgi verdiğini nasıl bilebilir? Adak, Kemer Boğazı bölgesini ve Ramsay’ın yanıldığını bilmediği için Truva’yı Çanakkale’de sanmış olmalıdır.
Prof. Mustafa Adak’ın, “İlkçağ’da Beldibi” adlı makalesi, s.51: “Ozan’a [Homeros] göre Kilikyalılar Truva’ya komşu idi”.
Ramsay ve Umar’ın kaynaklara itirazı yerinde, ancak buna sebep hataların, kendilerinden kaynaklandığını, yâni yanlış bir tarihî coğrafyayı iddia ettiklerini fark etmemişlerdir. Anahtarı, ışık yakıp ahırda arayacaklarına, yolda ve güneş altında aramışlardır. Kemer Boğazı bölgesindeki birçok yer adı, bilâhare Batı’ya taşınmıştır. Truva da böyle olabilir. Bu makaleyle tarihimizin hâli pür melâli az da olsa gözler önüne serilmiştir. Kral Yolu, Bizans Askerî Yolu, Peutinger, Antonine ve Kudüs yol cetvelleri ile İbn Hordazbih ve el-İdrîsî’ye ait Tarsus-Ammûriye, Ammûriye-İstanbul yolları araziye yerleştirilmediği, hatta yanlış yerleştirildiği hâlde, herkes korkmadan, çekinmeden makale yazabiliyor. Yâni kenar uzunlukları 10, 12, 23 olan bir üçgenin açılarını hesaplamaya kalkıyorlar. Heyhat!
Ramazan Topraklı, dikGAZETE.com
Har.2: Değişen Coğrafya, Kral Yolu ve diğer tarihî yollar, kentler, ırmaklar ve Arzawa memleketleri.