Çizilemeyen üçgen çözülemez

Prof. Mustafa Adak’ın, “İlkçağ’da Beldibi” adlı makalesi, s.51: “Ozan’a [Homeros] göre Kilikyalılar Truva’ya komşu idi”.

Ramazan Topraklı yazdı;

Çizilemeyen üçgen çözülemez

Makalenin amacı, tarihî metinlerdeki bazı çelişkilerin sebebini açıklamaktadır. Bunlar içinde 1098 baharında Doukas’ın izlediği yolun daha uzun olmasına rağmen daha kısa denilmesi. Antalya valisi Philokales’in, Balıkesir-Edremit ve Alaşehir’e gelmesi; Ulubat yanı, Lampe ovasındaki Türkler üzerine birlikler göndermesi. Çivril-Işıklı ve Ulubat yanı olmak üzere iki Lampe icat edilmesi. Kappadokia valisi Hasan Gazi’nin İzmir ve Nimfea üzerine gönderdiği birlikler ile Efes üzerine gönderdiği birlikleri, “Anna karıştırıyor” denilmesi. Homeros, Kilikyalılar Truva’ya komşudur derken, tarihçinin Homeros yanlış bilgi veriyor demesi. İmparatorun Gelibolu’dan, Skamandros çayı yoluyla, Edremit'te, Thrakesion temasında konuşlanmaya birlikler göndermesi. Adları üzerinde Yalvaç-Gemen [Kiminas] ile Gelendost-Kötürnek [Kotoiraikia: Akhyraous] köylerinin Balıkesir’de gösterilmesi vs. gibi çelişkilerin sebebi, yanlış tarihî coğrafya üzerinde çalışmakla ilgilidir. Bu, kenar uzunlukları 10, 12, 23 olan bir üçgenin açılarını sormaya benzer ki, böyle bir üçgen çizilemeyeceği için açıları da çözülemez. Coğrafyada vukûbulan değişimi ve tarihî yolları bilmeden, tarihî coğrafya iddiasında bulunmak da böyledir ve tarihteki hataların temel sebebi budur.

Açar Kelimeler: Coğrafî değişim, tarihî coğrafya, tarihî yollar, İbn Hordazbih, el-İdrîsî, Peutinger, Antonine, Kudüs Yolu.

Yaklaşık 500 sene önce Batı Anadolu’da ve bilhassa göller bölgesinde bir coğrafî değişim vukûbulmuş; İznik Gölü’nün uzunluğu 12 mil [18 km] iken 32 km’ye çıkmış; göl içindeki üç ada sular altında kalmıştır. Eğirdir ve Hoyran gölleri birleşmiş; tarih boyunca yirminin üzerinde adı kaydedilen iki göl arasındaki ırmak, birçok kent, Anayol [Kral Yolu] ve yine tarihte birçok adı kaydedilen ırmak üzerindeki Yenice Köyü Köprüsü sular altında kalmıştır. Benzer şekilde Beyşehir [Trogitis] ve Kıreli [Koralis] gölleri birleşerek bugünkü Beyşehir Gölü hâsıl olmuştur. Bu husus fark edilemediği için de, Kral Yolu ve gerçek tarihî yollar bilinememiş; yüzlerce tarihî kent yanlış yerleştirilmiş ve birçok tarihî olay, gerçek yerinden başka coğrafyalarda gösterilmiştir. Bu güne kadar yazdığım makalelerde bazı hatalara dikkat çekmeye çalıştım. Şimdi de benzer hataları, kaynak tarihî metinlerin ışığında açıklamaya çalışacağım.

1- 1097 Haçlı Seferi sonrası Doukas’ın yürüğü yol ve uğradığı kentler

Aşağıda görüldüğü gibi Bilge Umar, “Doukas’ın, Efes-Bolvadin arasında daha kısa değil, bilâkis daha uzun bir yol yürüdüğünü söyleyerek”, Anna Komnena’ya itiraz eder. Bunun sebebi: Bilge Umar’ın tarihî metindeki Menderes, Efes, İzmir, Sardeis, Alaşehir, Lâdik, Khoma ve Lampe konularında yanılmasıdır. Zira, söz konusu Menderes, iki göl arasındaki Orta Menderes; Efes, Gelendost-Ayapa Höyük yanı; İzmir, diğer adı Apameia olan Barla-Eye Br. [Hyaleas] önündeki kenttir. Sardeis Barla; Alaşehir, Yalvaç hisarı; Lâdik Eğirdir; Khoma [Soublaion], Boğaz’ın garbı ve Garip köyü yakını; Lampe ise, Mikra Nikaia, Nymphaion gibi birçok adı olan Senirkent-İlegöp’tür [bk. Har.1].

Menderes boyunca, kıyı kentlerine uğrayarak yol alan Türkler, Bolvadin'e varmışlardı. Doukas, daha kısa bir yoldan gidip baskınla Sardeis'i, Philadelphia /Alaşehir'i ele geçirdi; Alaşehir'in koruyucu birlik komutanlığı görevine Mikhael Kekaumenos'u [=Yanık Mihail] atadı. Laodikeia/Lâdik'e varınca, bütün halk, onu karşılamaya çıktı; [o da,] kendiliklerinden boyun eğdikleri için onlara sevecen davrandı, onlara bir yönetici atamayıp özgürce kendi kendilerini yönetmelerine izin verdi. Oradan, Khoma/ Gümüşsu yoluyla, Lampe [I] Ovasına [2] vardı; bu yöreye komutan [vali] olarak Kamitzes'i atadı. Bolvadin'e vardığında, orada, pek kalabalık sayıda Türk’le karşılaştı ve tam onlar yüklerini yıkarken onların üstüne bastırdığından, küçük bir çatışma sonrasında onları tam yengiye uğrattı; onlardan pek çoğunu kılıçtan geçirdi ve bu kalabalığın sayısı ile oranlı, pek yüklü ganimet elde etti [3] [yıl 1098] (Anna, 1996: 338-39, terc. Bilge Umar).

1] Rumcada: Köpük; yöre sazlık, bataklık, köpüklü su birikintileri yeri olduğu için böyle anılmış [Umar].

2] Eumeneia/ Işıklı dolaylarına, bu yandaki girişinde Myriokephalon hisarının [Eumeneia] bulunduğu vadi yoluna, 1176'da Manuel Komnenos ordusunun çok ağır yenilgiye uğratılacağı doğal vadi geçidinin, yani Kufi Çayı vadisinin güney ağzına. Buradan, hemen şimdi göreceğimiz üzere. Bolvadin'e geçmiştir; daha sonra Manuel Komnenos da öyle yapmak istemiş olmalı [Umar].

3] 1098 baharında Doukas'ın izlediği yol, kesinlikle, daha kısa değildir [Umar].

2- 1108 Antalya valisi Philokales ve 1109 Hasan Gazi olayları

Aşağıda Anna’nın metnindeki Lampe [İznik], Senirkent-İlegöp; Antalya [Sardeis, Neutrouja ve Tralleis], Barla; Abydos, Kemer Boğazı [Hellespontus: Firikya Hellespontia] şark sahili; Bergama, Gaziri Adası; Khliara, Yukarıtırtar yanı; Alaşehir Yalvaç’tır. İzmir, Barla-Eyeburnu önündeki Apameia; Kelbianos, Gelendost-Ayapa Höyük yanındaki ovadır. Hasan Gazi, Kral Yolu’yla Yalvaç önündeki Kötürnek köyüne gelmiş ve burada ordusunu üçe bölmüştür. Birinci bölük, Bağıllı köyü ve Gelendost üzeri Kelbianos ovasındaki Efes’e; ikinci bölük, kendisi dâhil, Kral Yolu’yla Kemer Boğazı, İzmir ve Lampe [Senirkent-İlegöp: Nymphaion]; üçüncü bölük ise Hüyüklü ve Celeptaş üzerinden Hoyran ayağındaki Khliara ve Bergama’ya gönderilmiştir. Menderes’in burgaçlı sularında boğulan Türkler, Anna’nın dediği gibi, ikinci bölüğe aittir. Ramsay, malûm Alaşehir, Bergama, İzmir ve Efes sandığı için yanılmıştır [bk. Har.1].

Tarihçi, malûm Alaşehir ve Edremit ile Ulubat yanındaki bir Lampe arasındaki mesafeleri hiç düşünmedi; tek bir Lampe [Senirkent-İlegöp] olduğu hâlde, Çivril-Işıklı ve Ulubat yanı olmak üzere iki yeni Lampe icat etti.

Türkler, İznik [Lampe] yöresine geldiler [yıl 1105]. Kılıçaslan 1107’de öldü. İmparator, Philokales adlı bir subayı Antalya valisi tayin etti. Philokales, Abydos'a varır varmaz, Boğazı geçti ve Edremit'e vardı. Çaka’nın, İzmir yöresini yıkarken, yok ettiği Edremit’i yeniden kurdu. Lampe ovasındaki Türkler üzerine kuvvet gönderdi ve onları hunharca katletti. Philokales,  Alaşehir'e geldi [yıl 1108](Anna, 1996: 440-41)

Kappadokia'da egemenlik süren ve yerlilere sanki kölelermiş gibi davranan Hasan adlı Baş-Satrap, Türklerin üzerine yağan, az önce sözünü ettiğimiz felaketleri öğrendi;........

© Dikgazete.com