14 Yurttaş, 14 Mayıs’ta İTÜ Evi’nde buluştu |
Ramazan Topraklı yazdı;
14 Yurttaş, 14 Mayıs’ta İTÜ Evi’nde Buluştu
Bir gün Arslanköylü Gıyasettin ile Mehmet ve Şeref beylerin garsonluk yaptıkları Hüsnü Tabiat lokantasında az kuru bol sulu ve nohutlu pilavımızı yedikten sonra Palanga caddesindeki taş basamaklardan yurda çıkmıştık.
1964 yılında hizmete giren yurt binasının hazin bir hikâyesi olduğu söylenirdi: Bina Enver Paşa tarafından Naciye Sultan için yaptırılmış ve 1919 İstanbul işgalinde Bulgaristan konsolosluğu olmuştu. İstiklâl Harbi’nden sonra İstanbul Belediyesine geçmiş, belediye de Milli Eğitim Bakanlığına, o da Kredi ve Yurtlar Kurumuna devretmişti. O gün 250 TL kredi alır; 7,5 TL kesilir; elimize 242,5 TL geçerdi. Bunun 40 lirasını yurt ücreti verdikten sonra kalan 202,5 TL ile bir ay geçinirdik. Hüsnü Tabiat’da bir tabak kuru fasulye 60, bir tabak pilav 70 kuruş, ekmek bedavaydı.
Bina, Zemin [Mutfak, yemekhane, hamam, kömürlü kalorifer dairesi], 1. Kat [İdare ve çalışma salonu], 2. Kat [İki büyük, bir küçük odası], 3. Kat üç yatak odası olmak üzere toplam dört katlıydı. Yaklaşık 50 ranzada 100 kişi kalıyorduk. Yurdun bahçesinde siyah incir, manolya, sedir ve sair ağaçlar vardı. Yaşlı sedir ağacının gölgesinde, üzerine leylakların sarıldığı bir çardak vardı. Hasan ve Ali Osman adlarında Sivaslı iki hizmetli çalışırdı.
Bina Boğaz’a ve Çamlıca’ya bakardı. O sıra “İnce Memed” elime geçmişti. Kitabı bir türlü bırakamadım; öyle sürükleyiciydi ki, sabaha kadar okuyup bitirmiştim. Bahçenin alt köşesindeki bucağa oturmuş, kitabın son kısımlarını okurken, Çamlıca sırtlarından süzülen güneşin, sarı kırmızı titrek ışıkları yorgun gözlerimi okşuyordu. Aradan 50 yıl geçmişti ki, Battal Gâzî’nin türbesini ararken, İnce Memed’in Afyonkarahisar’ın Çay ilçesi, Göcen köylü olduğunu öğrendim. İnce Memed’in oğlu İnce Ramazan ve kızı Cemile, yakın zaman önce ölmüşlerdi.
1964/1965, yine günlerden bir gün........