We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Rusya - Ukrayna savaşı ve Balkanlar ile NATO, AB, ABD ekseninde son durum

13 1 0
30.03.2022

Rusya’nın Ukrayna Savaşı bir ayı geride bırakıyor.

Savaşın ilk haftalarından bu yana Ukrayna direnişi ile birlikte Rusya’nın Balkanlarda, Kosova, Bosna, Karadağ ve Bulgaristan’da operasyon yapma olasılığı tartışılmaya devam ediyor.

Savaşın geldiği noktada, Rusya iç ve dış dünyada zor bir süreç yaşamaya başladı, mevcut durum Rusya’nın aylardır Balkanlardaki sinir uçlarını harekete geçirmeyi düşündüğü planın gerçekleşmesi olasılığının çok zor olacağını gösteriyor.

Rusya’nın Suriye ve özellikle kontrolü sağlayamadığı Ukrayna’da sıcak askeri çatışmanın siyasi ekonomik maliyetleri dikkate alındığında, bu ateşi Balkanlara taşıma ihtimali hiç de kolay değil.

Askeri strateji uzmanları, her geçen gün yeni bilgiler paylaşıyor.

Rusya ve Putin için çok karmaşık, öngörülemez bir durum söz konusu.

NATO, ABD, İngiltere ve AB’nin Ukrayna’yı koruma kollama konseptinin en önemli ayağı Batı Balkanlar olarak göze çarpıyor.

Rusya’nın Suriye, Libya, Mısır, Suud açılımları Kırım ve Donbas işgalleri ile parlayan yıldızı, Ukrayna’da Afganistan sendromuna dönebilir mi?

3 ay evvel, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un, Sarajevo’da Bosnalı Sırp lider Vuçiç ile görüşme sonrasında Vucic’inBosna Hersek’ten ayrılabiliriz” demeçleri ve Putin’in;48 saatte Kiev’i alırız, NATO’nun eski Sovyetler üyesi ülkeleri şemsiyesi altına almasına müsaade etmeyeceğiz…” açıklamaları en çok Balkan ülkelerini tedirgin etmişti.

Rusya, uzun zamandır Balkan ülkelerinde Sırp-Ortodoks-Slav-Kilise toplumu üzerinden (Karadağ, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna-Hersek, Sırbistan, Bulgaristan ve Romanya) siyasi ekonomik operasyonlar yürütüyor.

Ukrayna’nın direnişi, Rusya ve Putin’i hem uluslararası arenada hem de iç siyasette beklemediği bir baskı altına almaya başladı ve Putin’i daha agresif bir hale getirdi.

Şimdi Balkanlar’ın genç, yeni zayıf ülkeleri Rusya’nın saldırgan bir tutum sergilemesinden korkuyor fakat Balkanlar’ın 5 ülkesinin, NATO ve AB üyeliklerini hesaba kattığımızda durumun o kadar kolay olmadığını söyleyebiliriz.

Rusya, yıllardır Afganistan, Bosna, Çeçenistan ve Suriye’de Müslüman toplumlar ile savaştı.

Bu kez Ukrayna direndikçe Ortodoks dindaş toplumunun şehirleri ve insanlarını bombalarla harap etmesi Rusya’yı sonu belirsiz bir çıkmaza götürüyor.

Ukrayna savaşı, Putin'in Suriye, Libya ve Balkanlar politikasında uzun süre pasif bir pozisyon almasına sebep olacaktır.

NATO Zirvesi’nde Biden’ınRusya Ukrayna'da kimyasal silah kullanırsa ABD karşılık verecektir.” açıklaması, Rusya’nın Balkanlar’da Sırbistan ve Bosnalı Sırplar üzerinden Bosna, Karadağ ve Kosova’da rahat rahat provokasyonlara giremeyeceğini ortaya koydu.

NATO her geçen gün Rusya’ya karşı Ukrayna’ya dolaylı askeri destek vererek Doğu Akdeniz’e uçak gemisi ve savaş gemileri gönderme kararı, yüksek teknolojide, etkili silah sistemleri, SİHA-İHA'lar, Orta-Yüksek İrtifa hava savunma sistemleri, anti tank uçak savar silahları, Rusya’nın gerek Ukrayna’da gerekse Balkanlara yönelik niyetini gerçekleştirmeyi zorlaştıracaktır.

NATO’nun son 5 yıldır Avrupa üzerinde Balkan ülkelerinin çok oyalanmadan AB’ye dâhil edilmesi fikri ve baskıları pek karşılık bulmamıştı.

Ukrayna savaşı muhtemelen bu süreci hızlandıracaktır.

Bu arada, Kosova ve Sırbistan arasındaki en önemli sorun olan yüzde doksan sekiz Sırp nüfusun yaşadığı Kuzey Mitrovitsa’nın pozisyonu da gündeme gelebilir.

Uzun zamandır AB ve ABD’nin iki ülkeye bu sorunu çözmeleri noktasındaki uyarıları, büyük bir bıkkınlık oluşturmuştu.

Sırbistan ve Kosova’nın hükümetlerinin bu sorunu adeta görmezden gelmesi AB ve ABD’nin büyük tepkisine neden oluyordu.

Önümüzdeki süreçte Batı, Kuzey Mitrovitsa’yı Sırbistan’ın almasına göz yumarak savaşsız bir şekilde bu sürüncemede kalan olayı çözmeyi tercih edebilir.

Rusya’nınBalkanlarda sıcak çatışmalar” fikri tamamen Ukrayna başarısına paralel yürüyecek bir strateji idi.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal operasyonu, kuşatma ve yıkıma rağmen uzadıkça Balkanlar politikasını olumsuz etkileyecektir.

2014 yılında Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’ya; “Eğer istersem Kiev’i iki haftada alırım” diyen Rusya Devlet Başkanı Putin’in iddiaları gerçekleşmedi.

Ukrayna savaşının ordu komutanlarından Rus General Rudskoy'un bu haftaki açıklaması, operasyonun ilk evresinin tamamlandığını ve A planlarının başarısızlığını resmen ilan etti.

Rusya'daki askeri uzmanlara göre A Planı başarısız oldu.

Rusya'nın çoklu cephede saldırı yürütmesi ordudaki kayıpları artırdı. Ukrayna içlerine gittikçe tugaylar arasında bağlantı koptu ve firarlar arttı.

Rusya'nın önce 48 saatlik A planı, sonra da binlerce askeri aynı anda Ukrayna'ya harekâta başlattığı B Planı başarısız oldu. C Planına göre Ukrayna'yı uzun menzilli füzelerle yıpratmak ve altyapıyı yok etmek ana amaçlardandı.

Rusya'nın kuzeyde, ülkenin güney doğusunda temel askeri harekâtı ile hedeflerine ulaşamaması üzerine Rus ordusu, askerlerin moralini yükseltmek ve bir başarı göstermek adına Mariupol'a yoğunlaştı.

Moskova, Rus ordusunun Ukrayna'da kuzeyde, doğuda ve güneyde aynı anda harekât yürütmesinin, lojistik eksikliklerinin önemli kayıplara neden olduğunu gördü. Bu durum, cephelerin azaltılacağı, alınan yerlerin korunacağı yeni bir stratejiye geçilebileceğini gösteriyor.

Ukrayna'daki savaşta ordu komutanlarından Rus General Rudskoy'nin brifingte verdiği bilgilere göre 1 Nisan'da yeni askeri alımlarla birlikte Ukrayna'da asker ve yeni teçhizat........

© Dikgazete.com


Get it on Google Play