Türk Devletleri Teşkilatına köstek; ABD ve Siyonizmin yeni kuşak projesi Birleşik Kuzey ve Güney Azerbaycan!

Türk Devletleri Teşkilatına köstek; ABD ve Siyonizmin yeni kuşak projesi Birleşik Kuzey ve Güney Azerbaycan!

Güney ve Kuzey Azerbaycan Türklüğünün, İran rejiminin sözde jeopolitik gerekçelerle Ermenistan’la geliştirdiği yakın ilişkilere ve Dağlık Karabağ savaşında Erivan’ı desteklemesine tepki gösterdiği biliniyor. Dağlık Karabağ zaferinden sonra Bakü–Tahran yakınlaşması yaşandı. Bu süreç özellikle helikopter kazasında hayatını kaybeden İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi döneminde belirginleşmişti.

ABD ve İsrail Kürtleri ve Türkleri neden kışkırtıyor?

Ancak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından sonra bölgedeki dengeler hızla değişmeye başladı. İran’a yönelik askeri ve siyasi baskı, beklenen sonucu vermeyince, bu kez içeriden istikrarsızlaştırma stratejileri devreye sokuldu. İlk aşamada İran vatandaşı Kürtleri kışkırtarak rejime karşı ayaklandırmak amacıyla Suriye ve Irak’taki terör örgütü unsurlarının devreye sokulmaya çalışıldığı görüldü. Ben de bu tehlikeye “ABD–İsrail, CIA–Mossad Kürtleri mayın tarlasına sürüyor” başlıklı yazımda dikkat çekmeye çalışmıştım.

FBI eski ajanı Türkiye’nin ABD ve İsrail'i desteklediğini iddia ediyor!..

Ne var ki gelişmeler gösteriyor ki ABD merkezli küresel stratejinin hedefi yalnızca Kürt kartı değil. Türk dünyasını da içine alan yeni bir jeopolitik mühendislik projesinin sahaya sürüldüğü anlaşılıyor. 1970 doğumlu, İran Azeri Türkü bir baba ve Türk bir annenin kızı Sibel Deniz Edmons; İran hükümeti yetkililerinin, Türk hükümetinin hem Trump'a hem de İsrail'e, İran'a yönelik saldırıların hazırlanmasında ve gerçekleştirilmesinde yardımcı olduğunu doğruladını ne amaçla ifade etmiş olabilir?

Edmonds’un, 1988’de ABD’ye öğrenci olarak gelmeden önce İran ve Türkiye’de yaşadığı söyleniyor. İyi derecede Türkçe, Farsça, İngilizce bilmektedir. George Washington Üniversitesi’nde psikoloji ve ceza hukuku eğitimi aldıktan sonra, George Mason Üniversitesi’nde kamu politikası ve uluslararası ticaret alanlarında yüksek lisans yapmıştır.

Eski bir Federal Soruşturma Bürosu (FBI) çevirmeni ve Ulusal Güvenlik Muhbirleri Koalisyonu’nun (NSWBC) kurucusu olan Edmonds, Mart 2002’de FBI’nın Washington ofisinden kovulmasıyla kamuoyunun dikkatini çekmiştir. ABD makamları, Sibel Edmonds’u, “Türk uyruklu kişilerin eylemlerini örtbas etmekle, güvenlik açıkları ve istihbarat sorunları gibi ulusal güvenliği tehdit edici faaliyetlerde bulunmak”la suçlamıştır.

Bu konudaki iddialar sadece Sibel Edmons’a ait değil. Bir çok sosyal medya hesabından Türkiye'nin İran'a karşı ABD ve İsrail ile birlikte hareket ettiği, hatta ABD’de faaliyet gösteren bir Türk savunma şirketinin İsrail'e füze sattığına dair iddialar dile getirilmektedir. 

Son tahlilde Türkiye, doğu sınırında İran'dan gelebilecek terör tehdidi söz konusu olmadıkça askeri bir harekâta girişmeyecektir. Ancak Türkiye'yi böyle bir durumda zora sokabilecek bazı siyasi gelişmelerin işaret fişekleri de atılmaktadır. Parti içinden yeni bir siyasi oluşum söz konusu olabilir; umarım bu, iktidar partisi içinde muhtemel bir güç mücadelesiyle bağlantılı değildir. Şimdilik sadece ima ediyorum.

İsrail, Golan’dan Türkiye'ye füze fırlattı, NATO düşürdü öyle mi?

Hatay ve Nahçıvan’a düşen füzeler üzerinden Ankara ve Bakü’nün Tahran’a karşı kışkırtılmak istendiği yönünde ciddi değerlendirmeler yapıldı. Bazı kaynaklar Hatay’da NATO unsurlarının düşürdüğü füzenin İran’dan değil, İsrail tarafından Golan Tepeleri’nden fırlatılmış olabileceğini ileri sürdü.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Türkiye ve Azerbaycan’a hitaben yaptığı açıklamada “komşu ülkelere yönelik saldırılar için özür diliyoruz” demesi ise dikkat çekiciydi. Pezeşkiyan konuşmasında İran’ın komşu ülkelere karşı kasıtlı bir saldırı politikası izlemediğini vurguladı.

Ancak sahadaki gelişmeler bu açıklamaların gerilimleri azaltmaya yetmediğini gösteriyor. 5 Mart 2026 tarihinde İran sınırına yakın Azerbaycan toprağı Nahçıvan’da bir drone saldırısı gerçekleşti. Saldırıda Nahçıvan Uluslararası Havalimanı terminal binası zarar gördü ve en az dört sivil yaralandı. Azerbaycan yönetimi saldırının İran’dan fırlatılan kamikaze İHA’lar tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.

Bakü yönetimi saldırıyı “terör eylemi” olarak nitelendirdi ve İran’dan resmi açıklama talep etti. İran ise saldırıyı reddederek bunun İsrail tarafından yapılmış bir “false flag” operasyonu olabileceğini ileri sürdü.

Saldırının ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ordunun hazırlık seviyesinin yükseltilmesi talimatını verdi ve Azerbaycan birlikleri İran sınırında konuşlandırılmaya başladı.

Aynı süreçte Azerbaycan, Tahran’daki büyükelçilik personelini güvenlik gerekçesiyle geri çekti. Diplomatik ilişkilerdeki bu gerilim Güney Kafkasya’da yeni bir jeopolitik kırılmanın habercisi olarak yorumlanıyor.

Nahçıvan’a kamikaze dron saldırısı, sahte bayrak operasyonu mu?

Azerbaycanlı uzmanlardan Karabağ gazisi emekli Albay Akif Gasimov’a göre Nahçıvan’a yönelen saldırıda kullanılan Arash-2 kamikaze drone, İran savunma sanayisinin en modern sistemleri arasında yer alıyor. Arash-2’nin yalnızca İran Devrim Muhafızları ve sınırlı sayıda müttefik ülkenin envanterinde bulunduğu belirtiliyor. Bu sistem yaklaşık 2000 kilometre menzile sahip olup yaklaşık 250 kilogram patlayıcı taşıyabiliyor.

Albay Gasimov’un hiç şüphesiz kendi ülkesinin yöneticilerinin zaviyesinden olayı değerlendirmesi doğaldır. Bununla birlikte İran kaynakları, saldırıda kullanılan dronların enkazında görülen bazı ibarelerin Azerbaycan üretimi olduğunu iddia ederek operasyonun bir "mizansen" olduğunu savunmaktadır.

Sahte Bayrak (False Flag) operasyonu, bir devletin, kurumun veya grubun, bir eylemi gerçekleştirip suçu bilerek başka bir........

© Dikgazete.com