Şara’ya suikast iddiasında son gelişmeler ve Suriye'de kurdun dişine nasıl kan değdi!

-Şam Komutanı Tuğgeneral Ömer Muhammed Çiftçi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara

Biliyorsunuz, 05.01.2026 tarihinde “Suriye Cumhurbaşkanı Şara’ya suikast iddiası: Ağır yaralı ve Türkiye’de tedavi görüyor! başlığıyla bir değerlendirme kaleme almıştım. Yanılmıyorsam, Türk medyasında bu konuyu ilk kez gündeme taşıyan ben oldum.

Bu paylaşımın ardından sosyal medyada iki ayrı furya başladı: Bir yanda Şara’ya yönelik suikast iddiasını paylaşanlar, diğer yanda ise bu tür iddialara prim veren hesapları “Siyonist, Alevi, Nusayri, Dürzi” gibi yaftalarla hedef alanlar… Bu tür paylaşım sahiplerinin kraldan fazla kralcı olmaları bir kenara, mübarekler sanki muhterem El Şara’nın basın müşaviri.

Açıkçası, bu tür ithamlardan ürpermediğimi söyleyemem. Bununla birlikte, Arap coğrafyasını ve kültürünü iyi bilen, Arap dilinin inceliklerine vakıf, değerli ilim insanı Ahmet Ziya İbrahimoğlu’nun, sahadan gelen bilgiler ışığında Şara’ya suikast iddiasının gerçek olmadığı yönündeki uyarısını da göz ardı etmek istemedim.

Zaten suikast iddiasının ardından servis edilen ve kimilerince bu görüntülerin bir hafta öncesine ait olduğu yönünde yapılan çıkışları da biliyorsunuz

Sosyal medya mecrası öyle bir yer ki; ne dillerinin kemiği var ne de ağızları torba mı ki büzesin. Türkçe tabirle, ağzı olan konuşuyor. Suriye Devlet Başkanı Ahmet El Şara ile ilgili olarak; suikasta uğradığı, ağır yaralandığı ve Türkiye’ye getirilerek -kimine göre Antalya’da, kimine göre İstanbul’da- tedavi altına alındığı yönünde iddialar dolaşıma sokuldu.

Buna karşılık gecikmedi. Dışişleri Bakan eski yardımcısı ve Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz; “Dezenformasyon çalışmalarına karşı Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın bugün Mezze’de alışveriş yaparken görüntüleri yayınlandı.” Diyerek resmi olmayan “@Levant_24-“ isimli hesabın iletisini paylaştı.

Elbette mesele yalnızca bunlarla sınırlı değildi. Örneğin “@Rahmon83” adlı hesap; tedavi edilmek üzere Türkiye’ye getirilen Şara’nın bir süredir gözaltında tutulduğunu, şu anda Antalya’da bir hastanede bulunduğunu, görüntü vermesinin yasaklandığını ve açık bir tehdit altında olduğunu öne sürdü. Hatta daha da ileri gidilerek, “Suudi Arabistan daha önce Hariri’yi alıkoymuştu; Türkiye de bugün Şara/Jolani’yi alıkoydu” şeklinde bir benzetme yapıldı.

“@HalilSavda” isimli hesaptan yapılan paylaşım daha bir acayip. “Günün iddiası şu: 2026 yılının ilk haftasında Ahmet El Şara’ya Şam’daki sarayında suikast yapıldı ve ağır yaralandı. Kürt kaynaklar, ‘suikastın arkasında Türkiye var’ diyorlar.” Tam da ağızdaki baklayı çıkarmanın vakti.

Gazeteci Ardan Zentürk, temkinli bir şekilde suikast iddiasının yalan haber olabileceği yönünde kanaatini belirtirken; “Ahmed El-Şara vuruldu mu? 5 gündür gözükmüyor! Açıklama/foto yok… Yalanlama? 48 saatlik iddiayı yalanlayacak bir görüntü hâlâ yok! Bir açıklama yapıldı, geri çekildi! Şara 5 gündür nerede? Türkiye’ye transfer mi edildi?” sorularını sormaktan geri durmuyor.

Gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu, Suriye Devlet Başkanı Ahmet El Şara’nın ağır yaralı olduğu ve hatta İstanbul’da bir hastanede tedavi gördüğüne dair iddialar üzerine, güvenilir bir kaynaktan edindiği bilgileri paylaştı. Buna göre; Türkiye’yeyeni düşen” çatışma, Başkanlık Sarayı’nda HTŞ grupları arasında yaşandı.

Gerginliği yatıştırmak amacıyla araya yabancı unsurların, özellikle İngilizlerin, girdiği belirtildi. Şara’nın ağır yaralı olmadığı, yalnızca hafif sıyrıklar bulunduğu ifade edilirken; HTŞ’nin eski müftüsü ve Fetva Kurulu Başkanı’nın ağır yaralandığı, başka yaralıların da olduğu aktarıldı. Şara’nın ise şimdilik korunaklı bir yerde bulunduğu ve önümüzdeki birkaç gün içinde Suriye’de görüntü vermesinin beklendiği kaydedildi.

Aynı iddialar kapsamında paylaşılan bir diğer anlatıma göre; 30 Aralık’ta Ahmet El Şara, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda rutin bir toplantı halindeyken saldırıya uğradı. Önce bir patlama meydana geldi, ardından ateş açıldı. Saray muhafızları arasında çıkan çatışma, yaklaşık 12 dakika sürdü. Bu sırada Şara’nın, göğsüne isabet eden bir şarapnel parçasıyla yaralandığı ve yere düştüğü; yaşanan kargaşa sırasında ezilmeye maruz kalması nedeniyle yüzünde hafif morluklar oluştuğu belirtildi.

Olay sırasında, Şara’nın şer‘î konulardaki Dini İşlerden Sorumlu Danışmanı Abdurrahim Attun’un ağır yaralandığı, başka yaralıların da bulunduğu ifade edildi. İddialara göre Şara, bir süre sonra Tanaf Üssü’nden gelen bir İngiliz ekibin koruması altına alındı. Yaşananların, istikrarsızlığa yol açmaması amacıyla kamuoyundan gizlendiği öne sürüldü. Bu anlatımın, El Şara’nın eski silah arkadaşlarından, Nusra Cephesi’nin kurucularından biri olarak bilinen Salih el-Hamavi’ye ait olduğu; bilgilerin ise bölgeyi........

© Dikgazete.com