menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’ın ‘Çanakkale’si Hürmüz mü? ABD’nin amfibi çıkarma hazırlığı!

43 0
06.03.2026

İran’ın ‘Çanakkale’si Hürmüz mü? ABD’nin amfibi çıkarma hazırlığı!

​İran'ın stratejik konumu, Hürmüz Boğazı ve Arap Körfezi'nin fiziki özellikleri ve yıllar içinde geliştirdiği askeri yetenekleri, bölgedeki seyrüsefer serbestliğine müdahale etme ve kontrol altında tutma avantajı sağlıyor. ABD ve İsrail'in hava saldırılarından sonra İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan gemilere yönelik sert önlemlerini açıkladı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanı 2 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını duyurarak, geçiş girişiminde bulunan herhangi bir gemiyi "ateşe vermekle" tehdit etti. Boğazdan ticari gemi trafiği fiilen durdu ve 2 Mart itibariyle en az 150 tanker, Körfez sularında demirlemiş durumda. Maersk, CMA CGM ve Hapag-Lloyd dahil olmak üzere büyük taşıyıcılar, Hürmüz Boğazı geçişlerini askıya aldı ve gemilerin Ümit Burnu çevresinden rota değiştirmesi, yolculuk sürelerine 10-14 gün daha ekledi.

Deniz taşımacılığı riskli, sigorta şirketleri kayış attı!..

Bölgedeki tansiyon yükselirken, deniz ticareti ve enerji sevkiyatları risk altında. Deniz taşımacılığında savaş riski teminatları iptal edildi. ABD ile İsrail’in İran’a saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim sonrası önde gelen deniz sigortacıları, savaş riski teminatlarını iptal etti.

Bu iptaller artan riskten çok, riskin güvenilir biçimde fiyatlanamayacak ölçüde belirsiz olmasından kaynaklanıyor. İran’a yönelik ABD ve İsrail hava saldırılarının ardından bölgede artan gerilim, küresel deniz taşımacılığında ciddi aksamaya yol açtı. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği fiilen durma noktasına geldi. Sevkiyatların alternatif rotalara yönlendirilmesi ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, taşımacılık maliyetlerini artırdı.

ABD Hürmüz'e çökmenin peşinde!..

Hürmüz Boğazı, küresel enerji arzının kalbi olmasının yanı sıra bugün modern deniz savaşlarının ve paradigma değişimlerinin en kritik cephesi haline gelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgede seyrüsefer serbestisini sağlama ve tankerlere mutlak koruma vaadi, sahadaki askeri ve coğrafi gerçeklikler ışığında incelendiğinde, askeri bir kesinlikten ziyade politik bir niyet beyanı olarak öne çıkmaktadır.

ABD Başkanı Trump, “ABD Kalkınma Finans Kurumu'na, Körfez'den geçen tüm deniz ticaretinin, özellikle enerjinin, mali güvenliği için çok makul bir fiyata siyasi risk sigortası ve garantileri sağlaması talimatını verdiğini, gerekirse, ABD Donanmasının en kısa sürede Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere refakat etmeye başlayacağını” açıkladı.

Hürmüz’ü Force Design Update – October 2025 ABD Deniz Piyadeleri raporuna göre kontrol edecekler…

-Hürmüz Boğazı'ndaki askeri varlığı, tanker rotalarını ve tarafların stratejik konumlarını gösteren harita görseli

ABD Deniz Piyadeleri raporu (Force Design Update – October 2025) temelde ABD Marine Corps’un gelecekteki savaşlara nasıl hazırlanacağını anlatan stratejik dönüşüm dokümanı. Rapor, kuvvet yapısının, silah sistemlerinin ve operasyon konseptinin yeniden tasarlanmasını ele alır.

Belge, ABD Deniz Piyadelerinin teknolojik olarak gelişmiş rakiplere karşı (özellikle büyük güçlere karşı) daha çevik ve ölümcül bir kuvvet haline getirilmesini hedefler. Öne çıkan hedefler: Daha hızlı konuşlandırılabilen amfibi birlikler uzun menzilli hassas ateş sistemleri, insansız sistemler (drone, otonom platformlar), elektronik harp ve siber kabiliyetler. Rapor, modern savaşın artık drone, uzun menzilli füze ve ağ merkezli savaş ekseninde yürüdüğünü vurgular.

​Coğrafi ve teknik kısıtlar: Koruma vaadinin sınırları…

Hürmüz Boğazı'nın fiziki yapısı, mutlak deniz kontrolü kurmayı neredeyse imkansız kılmaktadır. Boğazın en dar noktasının sadece 21 mil olması ve devasa petrol tankerlerinin kullanmak zorunda olduğu derin su koridorlarının İran anakarasına çok yakın seyretmesi, bu bölgeyi bir "ölüm bölgesi" haline getirmektedir.

Yakın dönemde tecrübe edilen deniz savaşı paradigmaları; uçak gemileri ve büyük savaş gemilerinin, karaya konuşlu gemisavar füzeler, kamikaze insansız deniz araçları, süratli hücumbot sürüleri ve deniz mayınlarından oluşan asimetrik tehditlere karşı ne kadar kırılgan olduğunu göstermiştir. 2026 Mart başındaki raporlar, sigorta maliyetlerinin artması ve trafiğin yüzde 80 oranında durmasıyla, ABD'nin eskort yönteminin ekonomik olarak sürdürülemez olduğunu kanıtlamıştır.

​“Epic Fury” ve amfibi çıkarma planı: Yeni bir strateji…

En dar noktasında 34 kilometre genişliğinde olan ve güney İran'a bitişik olan Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinde hayati bir geçiş noktasıdır. Mart 2026 itibarıyla devam eden "Epic Fury" (Destansı Öfke) operasyonu kapsamında ABD, hava ve deniz üstünlüğüne odaklanmış görünse de asıl çözümün karadan geçtiği anlaşılmaktadır.

Boğazı gerçekten kontrol etmek isteyen ABD’nin; kıyıdaki mobil füze rampalarını ve İHA üslerini........

© Dikgazete.com