Erdoğan resti çekti! Karadeniz’den Körfez’e kuşatma, İstanbul’da BlackRock ve Musk trafiği!

Ömür Çelikdönmez yazdı;

Erdoğan resti çekti! Karadeniz’den Körfez’e kuşatma, İstanbul’da BlackRock ve Musk trafiği!

Ankara’nın barış çabaları sürerken, sahada tüm dünyayı kasıp kavurabilecek gelişmeler yaşanıyor. Gürcistan’daki ABD askeri üssünü hedef alan İran füzesi, Azerbaycan’a düşerken, Adana İncirlik’teki üssü hedef alan bir başka füze ise Türkiye topraklarına isabet ediyor.

Yetmiyor!.. Rusya’dan yola çıkan, Türk şirketi Pergamon Denizcilik’e ait Altura isimli ham petrol tankeri, Perşembe günü İstanbul Boğazı girişine 26 kilometre (14 deniz mili) kala silahlı bir insansız deniz aracı (İDA) ile vuruluyor.

Altura tankeri 24 Ekim 2025’te Avrupa Birliği, 13 Aralık 2025’te İsviçre ve Ukrayna, 24 Şubat 2026’da ise Birleşik Krallık tarafından yaptırım listelerine dahil edildi. Yaptırım kararlarında, geminin gerçekte ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıda öldürülen Savunma Konseyi Sekreteri Ali Şamhani'nin oğlu Muhammed Hüseyin Şamhani'ye ait olduğu iddia ediliyor.

Rusların kendi petrollerini taşıyan ticari gemiyi hedef alması akla yatkın olmadığına göre, bu saldırının arkasında kim var? Karadeniz havzasında ABD’nin Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’daki askerî varlığı düşünüldüğünde, ihtimaller ister istemez bu eksende yoğunlaşıyor. Görünen o ki; sahte bayrak operasyonlarının da artık cılkı çıkmış durumda. Bölge, kontrollü gerilimden çıkarılıp, zincirleme bir kaosa sürüklenmek isteniyor.

BlackRock başkanı Türkiye’de: Küresel sermayenin yeni adres arayışı!...

Savaşın ortasında rüyanızda görseniz inanmayacağız, Türkiye’ye yönelik dikkat çekici ziyaretler yaşanıyor. Jeopolitik fay hatlarının kırıldığı, enerji hatlarının yeniden çizildiği, stratejik koruma hatlarının alt üst olduğu bir dönemde küresel sermayenin rotasını Türkiye’ye çevirmesi tesadüf değil. Körfez’den yön değiştiren finans akımları, Türkiye’yi sadece güvenli bir liman değil, aynı zamanda yeni bir güç merkezi olarak konumlandırıyor.

Deyim yerindeyse; küresel finans çevreleri, Ankara’nın kapısını aşındırıyor. Dünya çapındaki yatırımcıların biri gidiyor, diğeri geliyor. Bu tablo, klasik sermaye hareketlerinin ötesinde, yeni dönemin güç haritasına dair önemli ipuçları barındırıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, World Economic Forum (WEF) ve BlackRock CEO’su Laurence D. Fink’i Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etmesi, bu sürecin sembolik zirvelerinden biri. Kabulde Mehmet Şimşek ve Alparslan Bayraktar gibi kritik isimlerin yer alması da ziyaretin ekonomik olduğu kadar stratejik boyut taşıdığını gösteriyor.

BlackRock’un yönettiği yaklaşık 10 trilyon dolarlık varlık büyüklüğü, onu sadece bir yatırım şirketi değil, küresel sistemin finansal sinir uçlarından biri haline getiriyor. Türkiye’nin yaklaşık 1,4 trilyon dolarlık ekonomik hacmiyle kıyaslandığında, bu güç dengesinin boyutu daha net görülüyor. BlackRock, paranın sahibi değil, ama yönünü tayin eden aktörlerden biri.

Şirketin Lockheed Martin, Boeing ve RTX Corporation gibi savunma devlerinde önemli hisselere sahip olması ise finans ile askeri-endüstriyel kompleks arasındaki bağın altını çiziyor. Bu durum, sermaye hareketlerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeostratejik yönelimler içerdiğini gösteriyor.

2025’te açıklanan strateji doğrultusunda 2026 itibarıyla altyapı yatırımlarını artırma kararı alan BlackRock’un, Global Infrastructure Partners’ı 12,5 milyar........

© Dikgazete.com