Ben Kemal geliyorum! |
Ömür Çelikdönmez yazdı;
Hatırlarsanız, 14 Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı ve TBMM 28. Dönem milletvekili genel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir mesaj vermişti. Kılıçdaroğlu, Türk sinemasında Kemal Sunal’ın canlandırdığı “Babanın Oğlu Kemal” karakterine gönderme yaparak, “Seçimin ertesi günü onların telefonları acı acı çalacak. Açtıkları telefonların ucunda bir ses duyacaklar; ‘Ben Kemal, geliyorum’” sözleriyle seçim öncesi iddialı bir siyasi söylem ortaya koymuştu.
“Ben Kemal, Geliyorum”dan Kurultay yenilgisine: CHP’de değişimin hikâyesi…
Ancak Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinn ardından parti içinde başlayan "değişim" hareketi nedeniyle genel başkanlığını kaybetti. 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenen 38. Olağan CHP Kurultayı'nda, değişimcilerin adayı olan Özgür Özel ile yarıştı. İlk turda salt çoğunluk sağlanamadığı için ikinci tura kalan oylamada, Özgür Özel 812 oy alarak seçimi kazandı ve Kılıçdaroğlu'nun 13 yıllık genel başkanlık dönemi, kurultay yenilgisiyle sona erdi. O gün bugündür film repliğine odaklanan seçmen, Kemal'in gelmesini bekliyor.
Kılıçdaroğlu sonrası CHP: Değişim umudu yerini daha ağır bir siyasi atmosfere mi bıraktı?
Bununla birlikte Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’ni taşıdığı siyasi çizgiye bakıldığında, CHP tabanında ve seçmen nezdinde, 2023 Genel Seçimleri sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun 5 Kasım 2023’te yapılan 39. Olağan Kurultay’da genel başkanlığı kaybetmesine neden olarak gösterilen başarısızlık tablosundan daha ağır bir siyasi atmosferin oluştuğu yönündeki değerlendirmeler dikkat çekmektedir.
Özgür Özel yönetiminin, CHP’li belediyelere yönelik hukuki yaptırım ve soruşturma süreçlerini önleme ya da yönetme konusunda yeterli siyasi iradeyi ortaya koyamadığı yönündeki eleştiriler sürerken, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’e yönelik yaklaşımının, bazı çevrelerde CHP yönetiminin tutumuyla kıyaslandığı ve daha güçlü bir siyasi sahiplenme örneği olarak değerlendirildiği görülüyor.
Mutlak Butlan ve siyasi yasak eş zamanlılığı senaryosu…
Mutlak Butlan davası ile mevcut yönetime siyasi yasak kararının eş zamanlı gerçekleşmesi, Türk siyasi tarihinin en büyük “yargısal ve siyasal türbülanslarından” birini tetikleyecek cinsten. Hiç şüphesiz bu iki ihtimalin gerçekleşmesi Cumhuriyet Halk Partisi’nde hukuki, örgütsel ve sosyolojik bir kırılma yaratacaktır.
Kurultayın meşruiyeti ve liderlik krizi ihtimali…
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin geçtiğimiz dönemde reddettiği ve şu an istinaf aşamasında olan Mutlak Butlan davasından iptal yönünde bir karar çıkması, 38. Olağan Kurultay’ı ve orada yapılan tüm seçimleri hukuken yok hükmüne getirecektir. Bu durum, partiyi doğrudan bir meşruiyet ve liderlik krizine sürükler.
Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel çizgisinin ayrıştığı nokta…
Böyle bir kararın çıkması halinde Kemal Kılıçdaroğlu, yasal........