ABD’nin NATO'dan ayrılması İngiltere-Rusya ilişkilerini nasıl etkiler?

Ömür Çelikdönmez yazdı;

ABD’nin NATO'dan ayrılması İngiltere-Rusya ilişkilerini nasıl etkiler?

Trump, NATO yükünden kurtulmayı bir “stratejik hafifleme” görüyor. Ona göre ABD, II. Dünya Savaşı sonrasında, Soğuk Savaş şartlarında Sovyetler Birliği tehdidine karşı Avrupa’nın güvenliğini üstlenirken, bu rol zamanla ağır bir mali ve askerî yüke dönüştü. Avrupa’da kurulan üsler, sürdürülen askerî varlık ve savunma harcamaları, Washington açısından artık sorgulanan bir maliyet kalemi oluşturdu.

Ayrıca, Sovyetler Birliği tehdidinin ortadan kalkmasının ardından Avrupa ülkeleri, ABD’nin kendi topraklarındaki askerî varlığını giderek daha fazla “güvenlik” değil, “sürekli bir nüfuz ve baskı unsuru” olarak değerlendirmeye başladı. Bu çerçevede Washington’un askerî hâkimiyeti sorgulanırken, ABD’nin küresel egemenlik hedefleri doğrultusunda yürüttüğü operasyonlara verilen destek de zayıfladı.

Nitekim Venezuela ve Hürmüz Boğazı gibi kriz alanlarında Avrupa’nın tutumu daha temkinli, mesafeli ve çoğu zaman belirsiz kaldı; açık bir destekten ziyade diplomatik denge arayışı öne çıktı. Bu durum, transatlantik ilişkilerde örtülü bir görüş ayrılığının giderek belirginleştiğini ortaya koymaktadır.

Bu çerçevede Donald Trump’ın ABD’nin NATO’dan ayrılabileceğine yönelik çıkışları, yalnızca bir iç politika söylemi değil; aynı zamanda küresel güç dengelerini etkileyebilecek stratejik bir mesaj niteliği taşıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın gölgesinde bu ihtimal, Avrupa başkentlerinde ciddi bir güvenlik endişesine yol açmış durumda.

Zira ABD’nin güvenlik şemsiyesi olmadan Avrupa’nın savunma kapasitesinin ne ölçüde yeterli olacağı sorusu hâlâ net bir cevap bulmuş değil. Bu nedenle Trump’ın NATO çıkışı, yalnızca Washington’un bütçe hesabı değil; Avrupa için de jeopolitik bir kırılma ihtimalini barındırıyor.

Trump eğer NATO kamburundan kurtulursa, ABD büyük ölçüde ekonomik açıdan rahatlama yaşayacak. II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği tehdidine karşı Avrupa'nın güvenliğini sağlama çerçevesinde kurduğu üsler, askeri harcamalar ABD için yüktü. Trump'ın ABD'nin NATO’dan ayrılabileceğini söylemesi, Ukrayna-Rusya savaşını yaşayan Avrupa'nın korkulu rüyası oldu.

ABD NATO'dan ayrılırsa ne olur?

Dünyanın sonu olmaz. Lakin kıta Avrupası’nın kaymağını yiyen İngiltere'nin etekleri tutuşur.  Neden mi? Çünkü Londra, ABDnin Avrupa'daki askeri varlığını kendi güvenliği açısından fırsata dönüştürmüştü. Ne Berlin ne Paris ne de Roma; Londra'nın emperyal çıkarlarını gölgeleyen hiçbir işe kalkışmadılar.

ABD’nin NATO’dan ayrılması, II. Dünya Savaşı sonrası kurulmuş Avrupa savunma hattının, sarsılması anlamına gelir. Böyle bir senaryo, Avrupa başkentlerinde sadece “endişe” değil, aynı zamanda “zorunlu dönüşüm” refleksini tetikler. Ancak tek tip tepkiler olmaz; ülkelerin coğrafi konumu, Rusya  ve ABD algısı ve askeri kapasitesine göre farklılaşır.

İlk aşamada ortaya çıkacak tablo şok, belirsizlik ve ciddi bir güvenlik açığıdır. ABD, NATO’nun askerî gücünün yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğu için Washington’un çekilmesi; nükleer caydırıcılığın büyük ölçüde ortadan kalkması, Avrupa hava savunmasının zayıflaması ve istihbarat ile lojistik ağların ciddi şekilde sarsılması anlamına gelir.

Bu nedenle ilk refleks, Brüksel, Berlin ve Paris hattında acil zirveler düzenlenmesi, piyasalarda dalgalanma yaşanması ve özellikle Doğu Avrupa’da panik düzeyinde güvenlik endişesinin ortaya çıkması olur. Polonya ve Baltık ülkeleri açısından bu durum doğrudan varoluşsal bir tehdit olarak algılanır.

Doğu Avrupa'nın Rusya korkusunu Londra nasıl kullanır?

Doğu Avrupa ülkeleri, ABD’siz bir NATO’nun anlamını büyük ölçüde yitireceğini düşünür. Polonya, Estonya,........

© Dikgazete.com