ABD-İsrail, CIA-Mossad, Kürtleri mayın tarlasına sürüyor!
ABD-İsrail, CIA-Mossad, Kürtleri mayın tarlasına sürüyor!
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri baskıyı artırırken Ankara’nın denge ve arabuluculuk kapasitesini zayıflatmaya dönük bir strateji izlediği iddiasının jeopolitik açıdan dikkatle okunması gerekiyor. Durup dururken bu da nereden çıktı demeyin? Sebepleri var. Arka planı var.
Türkiye’nin son yıllarda hem NATO üyesi kimliği hem de Moskova–Tahran hattıyla kurduğu temas sayesinde “dengeleyici güç” rolü üstlenmesi, Washington ve Tel Aviv yönetimlerini rahatsız etmiş olmalı. Çünkü Ankara'nın üstlendiği bu misyon, krizleri yönetilebilir seviyede tutan bir emniyet supabı işlevi görüyor. ABD ve İsrail'in provokasyonuyla, Ankara’nın sahaya doğrudan çekilmesi ise bu pozisyonu ortadan kaldırır.
Güvenlik perspektifinden bakıldığında Türkiye’nin en hassas başlığı terör. İran’ın kuzeyi, Irak’ın kuzeyi ve Suriye hattı zaten kırılgan. Bölgesel savaşın derinleşmesi halinde devlet otoritesinin zayıfladığı alanlarda PKK uzantılı yapılar veya İran bağlantılı silahlı unsurlar yeniden hareket alanı bulabilir. Türkiye’nin sınır güvenliği, enerji hatları ve iç istikrarı bu tür senaryolardan doğrudan etkilenir. “Terör kartı”nın açılması, Ankara’yı ya sınır ötesi askeri angajmana zorlamak ya da içeride güvenlik baskısını artırmak anlamına gelir.
Jeopolitik olarak Türkiye’nin cepheye çekilmesi; Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu üçgeninde zaten yoğun olan güvenlik yükünü daha da ağırlaştırır. Bu durum Ankara’nın Rusya ile yürüttüğü denge politikasını, İran’la sınır güvenliği koordinasyonunu ve Batı ile ilişkilerdeki manevra alanını daraltır. Türkiye’nin arabuluculuk kapasitesinin kırılması ise bölgesel savaşın kontrolsüz biçimde yayılma riskini artırır.
Tüm bu etkenlerin gölgesinde mesele yalnızca askeri değil; enerji güvenliği, göç dalgası ihtimali, iç siyasi dengeler ve ekonomik kırılganlıklar da bu tablonun parçası. Türkiye’nin temel refleksi, doğrudan cephe ülkesi olmaktan kaçınmak ve çok boyutlu güvenlik mimarisini korumak olacaktır.
Kürt kartı üzerinden İran planı mı?
ABD'li yetkililerin ağızlarında geveleyip durduğu uzun süredir gündemde tutulan İran’a yönelik kara harekâtının en önemli ayrıntısı, muhalif Kürt gruplarının hızla silahlandırılmasıdır. Bu gruplar, Kuzey Irak’taki İran sınırından içeri sokularak doğrudan çatışma başlatacak şekilde yönlendiriliyor. Amaç sadece sınır ötesi bir operasyon değil; aynı zamanda İran halkını Tahran yönetimine karşı harekete geçirip iç karışıklık yaratmaktır.
ABD’nin bu stratejisi, askeri müdahaleyi toplumsal ve siyasi baskı aracıyla birleştirmeyi hedefliyor. Kürt milislerin hızlı bir şekilde donatılması, İran’ın sınır güvenliğini ve iç istikrarını zorlayacak temel adım olarak öne çıkıyor. Bu senaryonun temel hedefi, doğrudan savaşın ötesinde, İran rejimine karşı iç potansiyeli harekete geçirmek üzerine kurulu. Evdeki pazarlık çarşıya uyar mı uymaz mı hep birlikte göreceğiz?
Duhok - Erbil - Süleymaniye, Ankara'ya kulak kesiliyor!..
Washington–Tahran hattındaki gerilim tırmanırken, İran’ın batı sınır hattında yeni ve karmaşık bir denklem oluştuğu iddia ediliyor. Amerikan ve İsrail medyasında yer alan haberlere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürütülebilecek olası bir kara harekâtı kapsamında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ve İranlı Kürt silahlı gruplarla temas kurduğu öne sürüldü. Bu çerçevede, terör örgütü PKK’nın İran kolu olarak bilinen PJAK dahil olmak üzere bazı Kürt milis liderleriyle telefon görüşmeleri yapıldığı iddiaları gündeme taşındı.
İsrail’de yayımlanan The Jerusalem Post gazetesi, “Hundreds of Kurdish fighters launch ground offensive in Iran” başlığıyla yüzlerce Kürt savaşçının İran’da kara harekâtı başlattığını yazdı. Benzer şekilde Fox News ve CNN de sınır hattında hareketlilik bulunduğunu, bazı grupların harekete geçebileceği yönünde sinyaller verdiğini aktardı. Ancak haber yayınlandığı sırada ABD, Irak merkezi hükümeti ya da Tahran’dan resmi bir doğrulama gelmedi.
İran tarafı ise iddiaları kesin bir dille yalanladı. İran’ın yarı resmi haber ajansı Tasnim, sınır bölgelerindeki muhabirlerine dayanarak Irak’tan İran’a silahlı geçiş yapıldığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları da Kürt milislerin İran topraklarına sızdığı yönündeki haberlerin “güvenlik ve istikrarı baltalamayı amaçladığını” belirterek, olası bir girişime sert karşılık verileceğini açıkladı.
Erbil yönetimi de benzer bir tutum aldı. Kuzey Irak'taki Bölgesel Yönetimin Başbakanlık Ofisi........
