Ankara’nın Halep üzerinden Suriye hesabı ne? |
Suriye sahasında yaşanan her gelişmeyi sıradan bir askeri olay diye nitelemek mümkün olmaz. Ankara, bu coğrafyaya dar bir güvenlik penceresinden bakmak yerine devlet aklı ile yaklaşmaktadır. Türkiye açısından Suriye, sınır hattındaki birliklerle denetlenen bir alan olmaktan öte; tarih boyunca Anadolu ile Ortadoğu’nun ticaret, nüfus ve siyaset bağlarını buluşturan karmaşık bir denklemdir. Bu bakış açısıyla, Halep’teki hareketler, bir-iki mahalledeki çatışmalardan ibaret görülmemelidir; bunlar Ankara’nın güney hattına dair bağımsız siyaset çizgisini yansıtır.
Halep’in YPG/SDG unsurlarından temizlenmesi, Ankara’nın uzun süredir savunduğu güvenlik hattının mühim bir parçasıdır. Türkiye, bu hattı kurarken tek başına askeri araçlara dayanmamaktadır; hattın kalıcılığı, sahadaki gelişmelerin Washington, Moskova veya Şam merkezli planlarla uyumuna göre ölçülmelidir. Ankara, Halep için verdiği kararın arkasında tam bir devlet aklı bulunduğunu açıkça göstermiştir.
Halep, yüz yıllık tarihi bağları ve coğrafi konumu sebebiyle Türkiye açısından sıradan bir kentten çok daha öte bir anlam taşır. Osmanlı döneminden bu yana bu şehir, Anadolu ile Şam arasındaki etkileşimin ana kapısı vazifesini görmüştür. Bugün de buradaki güç değişimleri, sınır hattının denetimi kadar bu hattın ekonomik ve demografik yapısını da etkilemektedir. Türkiye, bu etkiyi güvenlik penceresinden yorumlamakla yetinmeyip, geleceğin siyasetini belirleyecek düğümler diye değerlendirmektedir.
Sahadaki son gelişmeler, ABD yönetiminin Suriye’deki tutumuyla doğrudan bağlantılıdır. Washington, geçen yıl Suriye’ye dair yeni bir yaklaşım belgesi yayımlayarak Şam yönetimine yönelik yaptırımların kısıtlı bir bölümü için ön koşullar belirlemiştir; bu kapsamda........