The Economist yazısı üzerinden Türkiye’nin iç ve dış politika mücadelesi

Mehmet Yıldırım yazdı;

The Economist yazısı üzerinden Türkiye’nin iç ve dış politika mücadelesi

Cumhuriyet Halk Partisi kapatılma davası ile yüzleşirken, belediye başkanları da yolsuzluk yaptıkları gerekçesiyle görevden alındığı bir dönemde; Genel Başkan Özgür Özel’in The Economist’te yazısı yayınlandı. İçerik olarak bir hayli kapsamlı olan yazı; Hegemonik Küresel Elitlere mi hitap ediyor?

CHP Lideri Özgür Özel, Jön Türkler gibi Avrupa’dan bir kıyam hareketi mi başlatmak istiyor. Üstelik bu yazının yayınlanma tarihi de çok ilginç: 19 Mayıs! Resmi tarihe göre Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolun başlangıcı; 19 Mayıs.

Öncelikle, CHP Lideri Özgür Özel; elbette şahsi düşüncelerini ve partisinin görüşlerini uluslararası basında yayınlayabilir veya röportaj verebilir. Vermelidir de zaten.

The Economist, 1843’te İskoç ekonomist James Wilson tarafından Londra’da kurulmuş, küresel ölçekte basılı ve dijital yayınları; özellikle iş dünyası, diplomatlar, akademisyenler ve yatırımcılar arasında güçlü bir etkiye sahip.

Derginin yayın anlayışı; serbest piyasa, küreselleşme ve liberal ekonomiyi savunan bir çizgiye dayanır. Siyasi olarak ekonomik olarak liberal-sağ, sosyal konularda ise liberal-merkez bir yaklaşım benimser. Yani Batının hegemonyal elitlerine hitap etmekte.

The Economist, klasik haber aktarmaktan çok analiz ve yorum yapmaya odaklanır; olayların nedenlerini, küresel etkilerini ve ekonomik sonuçlarını incelemeye çalışır.

Eleştiriler ise daha çok Batı merkezli bakış açısı, küresel finans çevrelerine yakınlığı ve tam tarafsız olmaması üzerinde yoğunlaşır. Özellikle Türkiye, Çin, Rusya ve İran gibi ülkeler konusunda Batı liberal perspektifini öne çıkardığı biliniyor.

Türkiye hakkında ise demokrasi, hukuk devleti, ekonomi yönetimi ve insan hakları konularında genellikle eleştirel bir yayın çizgisi izlemekte. Türkiye’de bazı çevreler tarafından saygın bir referans kaynağı olarak görülürken, bazı çevrelerce “Batı merkezli elit yayıncılık” anlayışının temsilcisi olarak değerlendiriliyor.

Özgür Özel’in, “Turkey’s struggle for democracy is like Hungary’s—but harder” başlıklı yazısı, yalnızca bir muhalefet değerlendirmesi değil; Türkiye’nin gelecekte hangi siyasi ve jeopolitik eksende konumlanacağına dair küresel ölçekte verilmiş ideolojik bir mesaj niteliği taşıyor.

Yazı, görünürde demokrasi, hukuk devleti ve otoriterleşme ekseninde ilerlese de; satır aralarında Türkiye’nin son yirmi yılda geliştirdiği devlet modeli ve dış politika anlayışına yönelik kapsamlı bir eleştiri........

© Dikgazete.com