menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emekliler yoksullaşırken kim zenginleşiyor?

12 0
friday

Türkiye’de emekliler artık yalnızca hayatlarının sonbaharını değil, yoksulluğun en sert kışını yaşıyor. En düşük emekli maaşı alan milyonlar için mesele artık “refah” değil, hayatta kalma meselesine dönüşmüş durumda. Açlık sınırının 30 bin liraya dayandığı bir ülkede, emeklilere yapılan maaş artışlarını “müjde” diye sunmak; çok da karşılığı olmasa gerek.

Sorun yalnızca düşük maaşlar değil; küresel bazda bilinçli bir yoksullaştırma politikası ile yüzleşiyor olabilir miyiz?

Emekli maaşları her yıl artırılıyor gibi görünüyor. Ancak bu artışlar kâğıt üzerinde kalıyor. TÜİK’in tartışmalı enflasyon verileriyle yapılan zamlar; pazardaki, mutfaktaki, kiradaki gerçek fiyat artışlarını karşılamıyor. Sonuç ortada: Emeklinin maaşı artıyor ama alım gücü sürekli düşüyor.

Büyükşehirlerde ‘AVM’ler, caddeler tıklım tıklım. Elbette kazanan bir kesim var. Ama şehrin sokaklarında, evlere; et ve süt ürünleri girmiyor. Nesiller proteinsiz besleniyor. Okul çocuklarının beslenme çantaları ve kantin fiyatları da zaman zaman tartışma konusu oluyor.

Bugün ortalama emekli maaşı, asgari ücretin altına inmiş durumda. Dahası, emeklilerin milli gelirden aldığı pay tarihsel olarak en düşük seviyelere gerilemiş bulunuyor. Kişi başı milli gelir rakamları her yıl yükselirken, emeklinin cebine giren para neden bu artışı yansıtmıyor? Bu sorunun........

© Dikgazete.com